Defne Pare İki Aylık

Pazar, Ağustos 05, 2018



Benim minnak pre-ponçik, kocaman gürbüz bir kız oldu. Bal gibi, kaymak gibi, öpmelere sarılmalara doyamıyorum kuzumu. İki aylık ama tabi diğer iki aylık bebelere göre daha minik, prematüre bebekler sanırım ilk yıldan sonra o açığı kapatıp yaşıtlarını yakalıyormuş. Bakalım göreceğiz artık.




Defne hanımla günler birbirinin aynısı ama güzel ve sevgi dolu geçiyor. Aynısı dediysem düzen anlamında değil. Emzir, mama ver, altını temizle, öp sev ve uyut döngüsünden bahsediyorum. Umud iki aylıkken uyku düzenini oturtmuştum ama Defne için henüz başaramadım. Yine prematüre olduğunu bir kez daha farkettiğim anlardan biriydi. Zamanında doğmuş bir bebeğe göre çok daha fazla beslenmek, çok daha fazla kucakta zaman geçirmek, sarılmak ve ilgi istiyor.  Özellikle bazı günler sarılma, kucaklanma ihtiyacı o kadar güçlü oluyor ki yorucu olsa da tamam diyorum çocuğun bugün buna ihtiyacı var. O gün diğer iş güç büyük oranda bir kenarda bekliyor, biz koala gibi takılıyoruz. 



Beş ve sekizinci haftalar atak haftasıydı. Epey uykusuz ve huzursuzdu ama onun dışında çok şikayet edemem. Prematüre olmasının getirdiği fazla ilgi ihtiyacına rağmen bence hala çok zor bir bebek değil, zaten bu ana kuzusu dönemi o kadar çabuk bitiyor ki ben uyanık sarıldığımız gecelerin de tadını çıkarmaya çalışıyorum mümkün mertebe. Ertesi gün öğle uykusunda ben de uyuyorum oldu bitti. Yine de ufaktan düzeni otursun diye emek veriyorum. Ben çünkü çocugun belli saatte yatan, belli saatte kalkan, belli bir saatten sonra ortada dolanmayanını severim. Birkaç haftadır gündüz düzenine uğraştım ve sabah uyanma, öğlen ve ikindi tekrar uyuma, akşam uykusuna yatma saatlerini sabitleyebildim. Şimdilik düzen şöyle:

07.00-07.30 arası uyanıp beslenme.
Ardından 09.30-10.00 civarına kadar şekerleme.
10.00’da salona inip yeniden beslenme ve 12.00’ye kadar uyanık kalma. Moduna göre box’ta etrafa bakınma veya kucakta ilgi şeklinde geçiyor bu saatler. 12.00’de yukarıya çıkıp perdeleri kapatma, yeniden beslenme ve öğle uykusu. 

Öğle uykusuna dalması yine moduna göre bazen uzun sürüyor bazen çabuk dalabiliyor. Henüz kendi kendine her seferinde uyuyamıyor, bazen başarıyor bazen ben hafif sallayarak pışpışlayarak yardım ediyorum. Ama çoğunlukla biraz mızıldayarak yarım saat içinde kendi dalıyor. Ben o sürede ya yanında oturup bir şeylerle uğraşıp beş dakikaya bir saçını okşa, öp, pışpışla şeklinde sakinleştiriyorum. Ya da başka odada takılıp ağlarsa yanına gidip benzer şeyler yapıyorum. Biraz daha büyüyünce ve kendi odasına geçince uyku eğitimine geçeceğim, o zaman daha kısa sürede ve yardımsız uyuyabilecegini düşünüyorum. Ama bu kadar küçük olmasına rağmen bu kadar da olsa bir düzen oturttugumuz için memnunun. Yine de dediğim gibi daha belirgin ve tekrarlardan oluşan bir ritim oluşturmak hedefim. 

Öğle uykusu artık şansımıza göre iki saat de sürebiliyor dört saat de. Gece uykusuna 18.30-19.00 arası yatırıyorum. Gece ilerleyen saatlerde ise ne olacağı belli olmuyor, bazen sadece süt içmek için uyanıp geri uyuyor, bazen de parti yapıyoruz.



Umud’a hamileyken henüz doğurmadan anne gibi hissedip sevgi duymuştum, Defne’de ise belki tuhaf gelecek ama çok farkında değildim karnımda bir bebek büyüdüğünün. Kendi hamilelik sıkıntılarım, iş, ev vs odaklanmış durumdaydım. Bebekle ilgili düşüncem ise acaba Umud’u sevdiğim kadar sevebilecek miyim, ikinci çocuk nasıl bir his acaba diye düşünmekti. Evet seviliyormuş, ikiye bölünmüş bir annelik sevgisi gibi de değil, yeni baştan ikiyle çarparak. 

Kız bebek sahibi olmak da benim için yeni ve bilmediğim bir şeydi. Bu da çok güzelmiş, etekler elbiseler almak, saçı uzayınca şunu yaparım bunu yaparım diye düşünmek, kız kıza yapılacak şeylerin hayalini kurmak çok hoşuma gidiyor. Sadece bazen Umud’la kafamıza göre çıkmayı, sinemaya müzeye gitmeyi vs özlüyorum ama tabi yine yaparız hanımefendi biraz büyüyünce. Özetle her şey çok şükür güzel ve yolunda. Çocuklarımı çok seviyorum.

You Might Also Like

0 yorum

Labels