Mayıs - Haziran Favorileri

Çarşamba, Temmuz 04, 2018

Dekorasyon:





Xenos’tan bahçeye minik bir bistro seti aldım. Büyük masayı bazen örtüsüyle kapatıyoruz yağmurlu havalarda, sonradan da mesela hızlıca bir bahçede kahve içmek için açmak zor geliyordu. (Lüks problemler) bu set katlanıp açılıp hava kötüyse hemen içeri alınabiliyor. Bir de bahçenin diğer tarafında durduğu için büyük masa güneşliyken burası gölge, burası gölgeyken büyük güneşli oluyor. Kim hangi sıcaklıkta oturmak istiyorsa otursun yani. 

Üst Baş:



Siyah Birkenstock Gizeh. Hamileyken ödemden çok bir şey giyemedim, en rahat ettiğim terlikler bunlar oldu. Zaten rahat bir terlikle tüm yazı geçirebilirim.

Çiçek:







Bahçedeki güller, sardunyalar, petunyalar şunlar bunlar. Ben hastanedeyken biraz kurumuşlar gerçi şimdi bu kadar iyi görünmüyorlar.

Yiyecek:



Trier’de yediğim chicken curry hala aklıma geldikçe yutkunuyorum.

Kozmetik:



Flormar - 227 Milk Foam. Klasik takı beyazından çok daha güzel bence bu oje. Özellikle bronzlaşınca çok yakıştırıyorum.

Dizi:



Üzerine yeterince yazılıp çizildiği için fazla bir şey dememe gerek olmayan La Casa de Papel’i çok sevdim. Favorim elbette profesör ve arada saldırgan ve seksist olsa da Berlin. Üçüncü sezon onayı almasına sevindim ama bir yandan da hikaye bitti, ne anlatacaklar anlam veremedim.

Film:



Çok beğendiğim Alicia Vikander ile yeniden çekilen Tomb Raider tam bir pazar günü abur cubur yerken izleyip unutmalık bir film olmuş. Sevdim.

Kitap:



Graeme Simsion’dan Rosie projesi ve Rosie etkisi. Asperge ile otizm arası gidip gelen bir karaktere sahip, daha önce asla ikinci randevusuna çıkamamış genetik profesörü Don Tillman ile onun tam tersi kaotik Rosie’nin hikayesini çok sevdim. Asla klasik bir aşk romanı filan değil, oldukça komik ve eğlenceli yazılmış, okurken insanın moralini düzelten bir seri.




You Might Also Like

0 yorum

Labels