Üçüncü Trimester

Salı, Haziran 05, 2018



Üçüncü trimester aslında epey güzeldi, son gaz işe gittim geldim, herhangi bir sağlık sorunu kendim hissetmedim. Bebeğin odasının tadilatını bitirdim(k) filan derken gayet güzel bir dönemdi aslında. 

34. haftada gittiğim ebe kontrolünde işler değişti. Tesadüf Umud’u doğurtan ebeyle randevum vardı, kendisi öncelikle karnımı haftasına göre küçük tansiyonumu da yüksek buldu. O yüzden ertesi gün için ultrason planladı. Ben gıcık ola ola eve dönüp ertesi gün geri gittim. Ebe idrar testi de yapıp protein kaçağını kontrol etti. Neyse ki o düzgün çıktı. Ultrasondaki ölçümlere göre bizim bebe olması gerekenden daha küçüktü ve ebe jineokologla görüşmem için beni hastaneye sevk etti. Bunlar cuma günü yaşandı, en erken pazartesi yer bulduk ve eşimle gidip baksın da eve gidip barbekü yapalım filan diyerek doktora geldik. Bizim fikrimiz bebenin tehlikeli boyutta değil ama öyle normal ufak tefek olduğuydu. Ben kendim çok iri sayılmam, eşim de. Umud’a hamileyken de bu bebek küçük deyip durmuştu ebeler, 3240 gr gayet normal doğmuştu. Bir de Hollandalıların boyutlarıyla bizimki bir değil, adamlar dünyanın en uzun ırkı filan kendi bebeleri gibi bekliyorlar diye düşündük hep.

Neyse jineokolog doppler ultrasonla bebeği ve plasentayı inceledi ve evet bebeğin endişe verici şekilde küçük olduğunu, çünkü plasentanın iyi çalışmadığını, tansiyonumun da tehlikeli boyutta yüksek olduğunu bu yüzden hastaneye yatırması gerektiğini söyledi. Bu plasenta ve tansiyonla bebeğin 40. haftayı tamamlayamacagını, 37. haftaya kadar tutabildigi kadar içerde tutup bebek ya da ben zorlanmaya başlayınca doğumu başlatacağını söyledi. 

Bizim için ya da daha çok benim için epey şok oldu tabi. Daha izne ayrılalı bir hafta olmuştu, evde yapmak istediğim tonla şey vardı, Umud bir yandan ne yapacaktı, üstüne bir de bebek prematüre doğacaktı filan. Neyse epey ağla sızla derken yattım tabi.

İlk günler cidden zor geçti, plesanta neden iyi çalışmıyor diye sorunca bir de tansiyondan da olabilir bebekte bir sendrom veya hastalık da olabilir gibi şeyler söyledi doktor. Onu ancak bebek doğunca anlayabiliriz diye özetledi. Tabi bu da insanı aşırı endişelendiren bir şey. 

Bu sırada hastanede neler yaptılar derseniz; günde en az üç kez tansiyon kontrölü, (hep yüksekti, 160/110 civarı seyretti, o yüzden de tansiyon ilacına başlamam gerekti), tansiyon yüksek olduğu için gebelik zehirlenmesine çevirip çevirmediğini anlamak için günlük kan ve idrar testi (şimdiye kadar çevirmedi, sonuçlar iyi çıktı), sabahları nst cihazıyla bebeğin kalp ve hareket grafiği (zavallı uyduruk bir plasenta ile yaşadığı için ne durumda diye bakıldı sürekli). Bir kez daha doppler ultrason (plasenta ve kan akışı hala çok ahım şahım değildi). 

Bir haftanın sonunda şu durumdaydık: 

En yüksek doz tansiyon ilacını alıyor olmama rağmen hala tansiyonum çok yüksek. Bu tansiyon yüksekliği de hem bebeğin hem benim kondisyonumuzu düşürüyor, aralıksız baş ağrısı mesela bunlardan biri.
Bebek aşırı bir zorlanma belirtisi göstermiyor ama plasenta düzgün çalışmadığı için aldığı besin ancak  iç organlarına yetiyor, doktor büyüdüğünü düşünmüyor. Tansiyonun birden daha fazla fırlama ihtimali de bebekle benim normal doğuma dayanma ihtimalimizi riske atıyor. Tansiyon ve sezaryen ikilisi de hele bir de bebeğin ultra mini olmasını göz önünde bulundurursak ayrıca tehlikeli olduğu için jineokolog ve çocuk doktorları sabahları oturup optimal doğum zamanı için epey konuştular hem kendi aralarında hem benimle.

Bebeği erken doğurtmak zaten hoş değil. Ama en doğru zamanı seçmek de epey zor açıkcası hem doktorlar hem benim için. Bir yandan doğunca küvezde sağı solu borularla yatacak, biraz daha içerde büyüse diyoruz. Bir yandan da e içerde de düzgün büyüyemiyor belli ki, doğsun küvezde besleyip büyütelim en iyisi diyoruz. Bir yandan saydığım tansiyon ve hamilelik zehirlenmesi yüzünden oluşan riskler de var. Ayrıca benim gitgide endişelenmem, hadi bebekte bir sağlık sorunu varsa?! sorularım ve bari doğsun görelim iyi mi bir şey mi var nedir durumu çocuğun diye huzursuz olmam da cabası.

Ayrıca unutmadan malum bir çocuğum daha var. Umud da bu bir haftadır süreçte o kadar zorlandı ki. Babaannesinde ve kendi evimizde dönüşümlü kaldı, babası ilk hafta işe gitmeye devam etmek zorundaydı çünkü. Her sabah ufak tefek şeyler için ağla ve yataktan çıkma, her gece başka şeyler için ağla filan bir hafta geçirdi. Hem babasının hem babaannesinin hem benim burnumdan getirdi huysuzluğuyla. Bir yandan evet çocuk bir anda şok oldu annesi hastaneye yatınca ve düzeni bozulunca diye anlıyorum. Bir yandan da eşşek kadar çocuk, gayet anlıyor bunun geçici bir süreç olduğunu, neden yardımcı olmuyor düzgün davranıp diye kuruluyorum. Haftasonu yanımda kaldı iki gün mesela hastanede, gayet tatlıydı ama pazartesi hop yine aynı huysuzluk kudurukluk. Kocam bu arada iş, hastane, ev, Umud arasında koşturdu. Böyle dokunsan kopacak gergin gitar teli modunda. Üzüntü ve endişesini huysuzlukla gösteren iki saçma erkekle yaşıyormuşum yani, ciddi ciddi bir kez ikisini de hastaneden kovdum o kadar huysuzlardı. Hasta olan benim, gelip düzgün davranıp moral vereceklerine bikbikbik başımda didişmelerini çekemedim. Valla filmlerdeymiş o hasta karısının anasının başında elini tutanlar. Benimkiler güvenli alanları, alıştıkları düzen değişince ve üstüne ben ve bebek için endişelenince huy değiştirdiler. 

Neyse uzun sözün kısası 9 günlük yatış sonrası doktor bu sabah (5 haziran) doğumu başlatmaya karar verdi. Suni sancıyla başlayan doğumların doğal doğumdan daha zorlu olabileceğini, önce elbette vajinal doğum deneyeceğimizi, bebek sancılar karşısında zorlanırsa da maalesef sezaryene geçme riski olduğunu söyledi. 

Suni sancıyla doğum başlatmak birkaç aşamadan oluşuyormuş. İlk olarak bu sabah rahim içine bir kateter takıldı. Kateterin balonunun rahmi genişletip doğuma hazırlaması bekleniyor. Mesela gece balon düşerse tamam işini yapmış diyebiliriz, o zaman serumla hormon verip sancı kısmına geçebiliriz. Yok henüz açılma yoksa, yarın sabah bir balon daha yerleştirecekler. Valla kısaca yepyeni bir dünya, Umud’da hiç doktor görmeden, hiçbir medikal müdaheleye ihtiyaç duymadan doğum bitmişti. Bu kızcağız biraz zahmetli çıktı şimdiden. Kateter takma işlemi ağrılı bir şey değildi onu söyleyebilirim ama tabi bu tarz müdaheleler, müdahele edilen yer itibariyle çok da sevilesi olmuyor. 

Şimdi kendimi nasıl hissediyorum şöyle bir bakarsam, delice başım ağrıyor tansiyon yüzünden, çok halim yok ama başka bir ağrı sızı hissetmiyorum. Kateterimle beraber dizi izleyip bekliyoruz açılmayı. Psikolojik olarak da en azından somut bir şeyler olduğu, bekleme süreci bir nebze bittiği için seviniyorum. Bebeği görüp -inşallah- bir sağlık sorunu olmadığına emin olmak istiyorum, kafamdaki en büyük düşünce bu. Tamam yüksek tansiyon yüzünden plasenta çalışmamış, endişe edecek bir şey yok deyip bu süreci geride bırakmak istiyorum. Bebek doğduktan sonra küvezde kalacak gerçeğini de kabullendim, prematüre bir bebeğimiz olacak, üstüne bir de zaten çok gelişememiş en fazla iki kiloluk ultra mini bir insancıkla geçireceğimiz ilk günler Umud’un ilk günlerinden epey farklı olacak ona da hazırladım kendimi. Ne kadar küvezde kalır bilemiyoruz, doktor kilosu çok önemli değil, kendi kendini ısıtabilmesi, nefes alabilmesi ve yutkunabilmesi önemli diyor. 

Bir yandan da çok daha küçük prematüre bebeklerin hızlıca kendini topladığını da biliyorum. Şu an için bebeğin sağlıklı doğması, ardından ikimizin de çabucak kendimizi toplamamız ve dördümüzün bu süreci arkamızda bırakmamız en büyük dileklerim. 

Ayrıca sosyal medyadan mesaj yazan tatlı insanlar, çok teşekkür ederim! Gerçekten insanın moralini yükseltiyor böyle durumlarda ilgi ve güzel sözler. Bir sonraki postta sanırım doğumu anlatırım kendime gelince.

Herkese sevgiler.

You Might Also Like

4 yorum

  1. herşey güzel olur emin ol . bende yeni doğum yaptım süreç sıkıntılı malum biliyoruz ama geçiyor sakin delip geçmesine izin verme her anın tadını çıkar . hayırlı haberlerini bekliyorum. çok öpüyorum seni güzel anne

    YanıtlaSil
  2. Merhaba
    sana ilk defa yorum yaziyorum ama sessiz takipcilerindenim.
    Cok benzer seyleri iki yil once yasadim. son ana kadar calisma, tansiyon yuksekligi , bebegin icerde beslenemeyip kucuk kalmasi , doktorlarin en son 36. hftaya kadar icerde tutmasi ve bu haftada ayni sekilde dogumu baslatma, bir yandan bebegimde bisey var mi diye endiseler, saglikli dogmasi icin dualar dualar….
    Sonucta su anda 27 aylik , taaaamm 14 kilo bir tosuncugum var :) Bebeler kendini cok cabuk toparliyor ve o gunler geride kaliyor.
    diyecegim o ki , hersey cok guzel olacak :))
    Dubai'den sevgiler
    Meryem

    YanıtlaSil
  3. Umarım sağlıkla bebeğinizi kucağınıza alın, sağlıkla bir an önce evinize dönün. Benim ikizlerim 30 haftalık ve 1,5 kg doğdular ve hiç kuvezde kalmadılar, iyi düşünün, inşallah gerek kalmaz kuveze ama kalırsa da hiç endişelenmeyin çok çabuk toparlar inşallah, sevgilerimle

    YanıtlaSil
  4. Zorlu bir süreç olmuş gerçekten de. Ama bence siz çok güçlü bir hanımsınız. Herşeyin üstesinden gelirsiniz.❤

    YanıtlaSil

Labels