Nisan Ayı ve Instagram

Perşembe, Mayıs 03, 2018

Nisanda tam tamına iki tanecik yeni fotoğraf çekip yüklemişim instagrama :) Buradan yola çıkarsak çok da enteresan bir ay olmadığını söyleyebiliriz sanırım. Nasıl geçti derseniz işe gittim, eve geldim, dinlendim, evle uğraştım.




Artık nesting içgüdüsü müdür nedir sürekli bir ev toplama modundaydım geçen ay. Tavan arası, dolaplar, tabak çanak, kıyafetler, çekmeceler mümkün mertebe elden geçirdim. Kullanmadığı şeyleri saklayan biri olmasam da insanın evinde biriken ıvır zıvır miktarı inanılmaz. Neyse devasa çöp poşetleriyle attım da attım. Kullanılmadan yer kaplayan hiçbir şey istemiyorum evde. İstediği kadar yeni olsun güzel olsun, benim dolabımda çekmecemde eskiyeceğine değerini bilecek biri kullanır ya da geridönüşüme gider. Geçen ay anlattığım kocaman gardrobun gözüme batması konusunu da çözdüm. Altı kapılı dolap yerine dört kapılı istiyordum. Defileye mi çıkıyoruz altı tane kapağa ne gerek var? Önce planım yeni dolap almaktı ama ardından kendi dolabımızı söküp birkaç parçasını iptal edip yeniden monte ederek dört kapaklı hale getirdik. Kendimi yeni icat yapmış gibi hissediyorum. Çok güzel oldu ve tam istediğim boyutta tüm odayı kaplayıp beni boğmayan bir şekle geldi. Kocamla gelip gidip birbirimizi kutluyoruz süper yaptık diye. Dolabı kaldırmışken -ki bir coşma anında tüm duvardan duvara dolabı tek başıma söktügümü de paylaşmak isterim- yatak odasını temizledim. Uzun süre yerinden kalkmayan mobilyaların arkasındaki tepesindeki toz hakkında bir ara konuşmak isterim:( 

Neyse oda boşken güzelce temizledim, süpürgelikleri zımparalayıp boyadım, bunu da birkaç senedir istiyordum. Eski ev çünkü elektrikli süpürgeyle çarptıkça yıpranmış boyası. Duvarlara rötüş yapıp yeniden odayı yerleştirdim. Pırıl pırıl oldu kısaca, huzurla doldum. Şimdi perdeleri takmak, duvara aynayı asmak, küçük bir askı takmak gibi ufak tefek işler harici yatak odasının bahar temizliği tamamdır. İşini yapmayan korksun demişler!



Bebeyle 32. haftaya geldik, kelimenin tam anlamıyla yuvarlanıp gidiyoruz. Kendimi iyi hissediyorum, büyümeye devam. Bebek odasına da artık başladım ufaktan. Bebek odası yapacağımız odayı boşalttım. Orada kocaman bir kitaplık ve gelen giden uyusun diye bir koltuk vardı. Koltuğu Facebook’tan genç bir çifte bedava verdim, onlar mutlu ben mutlu. Kitaplık da artık işe yaramaz diye attık. Kitapları kutulayıp tavan arasına kaldırdık. Kitapların gitmesine kocam üzüldü ama yapacak bir şey yok.  Üç beş sene sonra başka bir eve geçersek yeni bir kitaplık yaparız gönüller bir olsun. Oda şimdi bomboş, sadece tozunu kirini temizledim. Bebek odasını da sipariş ettik, istediğim gibi basit ve sade tasarımlı ama ahşap kalitesi iyi, kullanışlı bir şey. Zaten cafcaflı veya ultra design bir bebek odası yapmak gibi bir niyetim yok. Mesela büyük ağaç dallarını kıyafet askısı yapmak filan? Aşırı havalı ve pinterestlik ama toz olmuyor mu o kıyafetler? Veya çocuğun bezi, ıvır zıvırı nerede duruyor? Döküntüyü toplasın, göz yormasın yeter benim için. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Oda gelmeden önce bebek odasının süpürgeliklerini de bir elden geçireceğim, yine zımpara ve boya şeklinde. Onun dışında tek bir duvara sade ve yumuşak desenli bir kağıt aldım onu yapıştıracağım tamam bitti. Başka işim kalmadı sanırım. Ha bir de bebeğe aldığım kıyafetleri önceden yıkamam ütülemem gerekiyor sanırım, şart mı bu bilmiyorum Umud’da sanırım sadece ilk ay giydikleri için yapmıştım bunu, hatırlamıyorum da çok. 

Mayıs son çalışma ayım olacak doğum öncesi, haziranın ilk haftası izne ayrılacağım kısmetse. Epey de canım istiyor evde ve çocuklarla olmayı. 

Herkese güzel mayıslar.

You Might Also Like

2 yorum

  1. bloglar başladı, hayatımıza sosyal medya girdi ve bizzzz hızlıca, yeniden tüketim bağımlısı olduk, hatırlıyorum ilk zamanlar mıllet ne almıs dıye blogları okumayı o kadar severdim ki. son 10 yılın doyasıya harcama kültüründen uyanıyoruz birer birer, bir kısmımız artık çok daha farklı yaklaşıyoruz eşyalara.

    benim de giyinme odasındaki 6 kapaklı dolap kırılında 4e kaldım geçen sene. yeni dolap da almadım. sonra baktım, küçüldüm. baktım, cidden sığıyorum, ay bu da dursun, su belkı bı yerde giyilirlere son. satabildiklerimi sattım, beğenilernleri etrafımla paylaştım. hedef artık daha çok şey sahibi olmak değil, onu popi ig kişileri düşünsün. hedef olanla iyi hissetmeyi sürdürebilme becerisi.

    selamlar,
    sıla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ben de böyle düşünüyorum, üç set kıyafetim olsun ama severek giyeyim ve içinde rahat edeyim. Ayrıca fotoğrafına baktım da ne güzelsin 😍

      Sil

Labels