Plog: 26.04.2018

Perşembe, Nisan 26, 2018

Selamlar!


Binlerce yıldır yapmadığım plogları özlediğimi farkedince tamam dedim zamanı gelmiş. 



Gün 7.30’da çalan alarmla başlıyor. Bugün evdeyim çalışmıyorum. Umud’un okul çantasını hazırlıyorum, sesi kısılmış bebemin, boğazı da agrıyor. İstersen arayıp izin alayım diyorum ama okulu kaçırmak istemiyormuş. Vay arkadaş hiç bana çekmemiş bu çocuk. 



Umud gidince ben de kahvaltı yapıyorum. Çiğden yulaf, süt-yoğurt, bal, meyve ve ceviz. Pişmiş yulaftan daha çok seviyorum bu şekilde.



Ardından kahve yapıp yatağa dönüyorum. Beyim daha uyuyor akşam çalışacagı için, ben de uzanıp blog filan okuyorum.



11 civarı bizahmet ayaklanıyorum, duş zamanı. Dün biten saç kremim ve saç serumu yerine bunları aldım. Andrelon bu seriyi yeni çıkarmış, normal ürünlerine göre azıcık daha lüks paketleme yapmış filan merak ettim. Saç kremi epey yoğun yapıda ve güzel kokuyor, nemlendirmesi iyi. Serum da ilginç bir ürün, aynı anda hem serum hem şekillendirici görevi görüyor. Neyse banyo sonrası havluyla kuruttuğum saçıma 5-6 pompa sürüp ellerimle mıncıkladım ve kurumaya bıraktım her zamanki gibi. Sonuç hakikaten başarılı, uçlardan en az 5 cm kesilmesi gereken kırıklar göze çarpmıyor, dalgalar yapış yapış veya semsert olmadan belirginleşmiş, saçlarım tiftik tiftik değil. İlk izlenim gayet olumlu. Ve fakat bir eksi noktası var ki bence saçımı biraz söndürdü, diplere hacim spreyi kullanmak lazım bence. Neyse deneye deneye kesin kararımı veririm. 



Bunlar da yüzüme sürdüklerim. Bin kez söylediğim gibi bu ara cildim çok nemsiz, kupkuru ve lekeli. Kızım tüm vahşi cazibemi çaldı :) o yüzden sürekli o kurulukla savaş halindeyim, eski memnun olmadığım karma cildimi mumla arıyorum. Neyse Vichy Mineral 89 serum, ardından Weleda Skin Food nemlendirici ve La Roche güneş kremiyle kuru bir patlıcandan ziyade azıcık insana benziyorum.



O sırada postacı geliyor, geçenlerde aşırı merak ederek Nuxe’un yeni serisi Aquabella’nın peeling etkili temizleyicisi ve toniğini sipariş etmiştim. Cilt bakım ürünlerine fazlasıyla düşkünüm evet, ama hepsini düzenli kullanıp bitiriyorum. Hiçbiri çöpe gitmiyor onu söyleyeyim. Yeni ürünler denemeyi de seviyorum. Her ne kadar aslında hamilelik dışında normal cilt tipim olan karma ve gözenekli cildim için ideal ürünleri bulsam da (La Roche ürünleri) böyle denemek istediğim ürünler oluyor. Elimdekiler bitince deneyeceğim bakalım nasılmış bu seri. Karma ciltler için uygun olduğu için belki yaza kullanırım. Doğumdan sonra bu kuruluğun biteceğini umuyorum!



Ebe kontrolüne gitmeden önce hızlıca bi Hollanda usulü kıymalı ekmeklerden yiyorum.



Rutin ebe kontrolü. Tansiyonum iyi, bebe baş aşağı dönmüş, tosun gibi kilo almışım, haberler güzel yani. Ay şaka maka 67 kilo ne demek sevgili takipçi? Daha doğuma 8-9 hafta var nasıl yapıcaz? 55 ile başlamıştım bu arada. Umud’da ise 48’le başlayıp 62 ile tamamlamıştım, gençlik güzel şey, sarılıp ağlayalım. Doğum planını konuşuyoruz ebemle. Evde doğurmak için işte yatak yükseltici şu bu kiralamak gerekiyor, onları anlatıyor. Bazı sorular saçma ama, mesela hangi pozisyonda doğurmak istersin gibi. Yani ne bileyim o an nasıl rahat hissedersem öyle, doğsun da bence farketmez. O an beraber karar veririz dedim. 



Ebeden çıkıp kütüphaneye gidiyorum. Umud beyin iade etmesi gereken kitaplar var gecikmeden. Normalde beraber geliyoruz ama bu kez son güne kalınca ben kendim geldim. 



Ardından Zara’ya gidiyorum. Umud’un yazlıkları doğal olarak küçükmüş geçen yıldan bu yana. Ona üç   tane tişört alıyorum. Bir de erkek çocuklarına çok güzel çiçekli böcekli Edis gömleklerinden vardı, sanırım onlardan da alacağım Umud’a.



Kendim de bu terlikleri deniyorum. Güzel ama o kadar ihtiyacım yok ki, indirime girerse belki alırım. 



Ama ultra ihtiyacım olan bir şey var ki o da havlu. Geçen tüm eskimiş, incelmiş havluları attım, evde yazıyla üç tane havlu kaldı. O yüzden Hema’ya bir uğruyorum. Düz beyaz alıyorum ben hep, nedense daha temiz bir his veriyor bana. Leke filan olursa da çamaşır suyuna bas gitsin, kolayıma geliyor. Hema’nın havluları güzel bu arada, özellikle extra soft serisi süper. Tabi Türkiye’deki havlu kalitesi hala bambaşka. Gelip Denizli’den kiloyla mı alsam? Pamukkaleyi de gezeriz hem? 





Bir de buzdolabına yapıştırmalık alışveriş listemizi bitirmiştik, ondan alıyorum. Bunlar çok işe yarıyor, biten bir şeyi hemen not ediyorsun dolabın üstüne, markete gidince de bir şey unutma riski kalmıyor. Gerçi bunların kenarında lastikle kalem tutturulmuş versiyonu daha kullanışlı ama ondan yoktu, neyse artık.



Sonra diş macunu almak için bir drugstore’a giriyorum. Bu MUA paletler çok güzel görünüyor çok da ucuz ama almıyorum. İhtiyaç dışı alışverişi epey kestim uzun zamandır, evet güzeller ama sonu yok.

Ardından eve dönüyorum, aslında saçımı kestirmem gerek ama hem yoruldum hem hava çok rüzgarlı hem de doğumdan sonra eve bir hafta gelecek olan yenidoğan hemşiresiyle telefonda randevumuz var. Onun aramasını bekleyeceğim. Senede iki kez kuaföre gidiyorum saçımı kestirmek için onu da erteledikçe erteliyorum. Neyse haftaya bir hafta izinliyim o zaman giderim. 



Yavru okuldan geliyor, aldıklarımı beğendi. Bu arada Umud’un okula kendi gidip gelebilecek kadar büyümesi öyle rahatlık ki! Götür getir vs epey bir iş aslında, tabi yeniden başlamak zorundayız bu döngüye bir süre sonra bebeyle. 

Hemşire arıyor. 8 gün boyunca günde üç saat yardım istiyorum, en minimali bu. Daha fazla isteme hakkın da var hatta dilersen kalıp yemek pişiriyor vs ama ben onu istemedim. Bebeğin kontrolleri, banyosu, benim kontrollerim, anne sütü için yardım ve destek, banyo wc temizliği, yatağın temizliği ile ilgilenip gidecek. Bence yeterli. Napıcam tüm gün başımda hemşireyle? Kendi ailemden daralıyorum ben o kadar görüşünce.



Bana dondurma Umud’a PlayStation saati. Bu dondurma üstünde bezeli yazıyor diye almıştım ama beze dediği o minnak toplarmış. Meh. Ben böyle dondurmanın içinde büyük gerçek çıtır beze parçaları hayal etmiştim. Eton Mess tatlısının dondurma versiyonu gibi. Belki de kendim içine beze kırmalıyım. 



Bu noktadan sonra 2-3 saat uzanıyorum çünkü hiç halim yok. Alıştırma sancısı mı nedir o kramplar çok sık oluyor bu ara. Biraz dizi izliyorum biraz seyahat yazıları okuyup hayal kuruyorum. Ardından yemek zamanı. Balıklı, ıspanaklı, kremalı makarna. Tabakta tipsiz görünebilir ama lezzetliydi.



Boncukspor artık içeri. Akşam oldu yatıcaz sarılıp.



20.30 gibi üst kata çıkıyoruz benim pilim bitti bile. Toleriane Innovation ile yüzümü yıkıyorum. Ben bunu normal her zaman aldığım toleraine temizleme jeli sanıp almıştım ama yeni bir ürünmüş. Hani saç kremi gibi köpürmeyen temizleyiciler var ya onlardan. Fena değil kullanıyorum ama bitince başka bir şey alırım.



Ardından Vichy termal su ve Nuxe nem maskesi. Kurulukla savaş devam ediyor. Bu maskesi neredeyse yarıladım, gerçekten güzel nemlendiriyor diyebilirim. Kalınca sürüp uyuyorum, zaten hemen emiliyor. Ertesi sabah yüzümü yıkarken farkı hissediyorum. İlk aldığımda yüzüm tahrişten mahvolmuştu, derilerim soyulmuş haldeydi filan. O zaman doğal olarak epey yaktı, o durumdan toplayan da Skin Food oldu malumumuz. 

Bu arada hamilelikte cilt sorunları cidden basit gibi görünse de bence epey yıpratıcı. Umudda cildimde su dolu kabarcıklar oluşmuştu, kaşıntı ve yanmasından cidden ağlıyordum gece gündüz ve hiçbir şey iyi gelmemişti. Tek şansım o dönem Türkiye’de olmaktı, bir profesör jinekolog tek bir kez yapabilecegi (yani işe yaramazsa hamile olduğum için ikinci dozu veremeyeceğini söylemişti) bir enjeksiyonla iyileştirmişti büyük oranda. İğneyi yaptırdıktan sonra yarım saat içinde tüm kaşıntılar yanmalar ve acı bitmişti. Sonra ara ara döndü ama o şiddetli hali geçmişti hala severek hatırlıyorum o doktoru, canım Türk doktorlar zaten. Sonra doğuma 4-5 hafta kala Belçika’daydık benzer şikayetler olmuştu ve kontrole gittik. Apar topar hastaneye yatırmışlardı safra kesesi, karaciğer vs kontrol etmek için. O cilt hastalığının bir adı vardı ama şu an hatırlayamadım. Helpp miydi neydi? Tabi o şu yaşadığım yok soyulma, yok kuruma gibi sorunlara göre çok çok daha kötü ve ciddiydi. Hatta ciddi ciddi bu yüzden uzun zaman yeni bebek ve hamilelik fikrinden korktum, ya yeniden olursa diye hem bende hem kocamda travma oluşturdu ama neyse şimdi çok şükür yok. 

Neyse bugünlük bu kadar sanırım. Yatakta biraz kitabımı okuyup geç olmadan uyumayı planlıyorum. Umarım başarabilirim, sabah alarm 5.45’te çalacak. 

İyi geceler!

You Might Also Like

7 yorum

  1. Bir solukta okudum ozlemisiz çok ara verme lütfen aslında çok okuyucun var ama yorum yapmıyorlar gerçi ben seni yıllardır okuyorum daha yeni yorum yazıyorum seviliyorsun seni ilk takip ettiğimde benimde 1 oğlum vardı şimdi 3 çocuklu bir anneyim çalışan bir anne olarak senin düzenini zevklerini çok begeniyorum

    YanıtlaSil
  2. yine harika bi yazi..keske daha cok yazsan ama bu da bi emek tabi..seninde biiiiiir suru isin var..seviyorum seni ve yazilarini..sevgiler..

    YanıtlaSil
  3. Nasıl özlemişiz. Bu iç sıkıcı günlerde güzel oldu açıp açıp okuyorum. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Bizde özlemişiz plogları.Zevkle okudum.Ben de toleriane kullanıyorum.Bu yenisinden pek memnun kalmadın galiba,makyajı cıkarıyor mu acaba?Nuxe'un yeni serisinin yorumlarını da bekliyorum:)Eline sağlık,sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Sizi ve günlük hayattınızda yaptığınız şeyleri basit olarak anlatım dilinizi çok seviyorum.Tam blog tadı alıyorum okurken..Aynı haftalarda hamileyiz :) Umarım daha çoook şeyler yazacağınız çok güzel zamanlarınız olur,sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. Herkese güzel yorumları için teşekkür ederim!

    Ahu makyajımı önden ben şu temizleme sularıyla siliyorum, temizleme jelleri hem makyajı çıkarıp hep cildi temizlemek için değil sadece cildi temizlemek için gibi düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  7. merhaba nuxe 'un aquabella serisini kullanmaya başladınız mı? genel olarak bi yorum yaparsanız çok mutlu olurum :)

    YanıtlaSil

Labels