Mart Ayı ve Instagram

Çarşamba, Nisan 04, 2018

Mart hepimizin bildiği gibi iki sene filan süren manasız bir ay. Bahar gelecek sanıyorsun ama hala dışarısı kış filan derken, söylene söylene geçiyor.


Bu mart ayında öyle belirtmeye değer bir şey yapmadım aslında. İşe gittim eve geldim, klasik normal aktivitelerimle uğraştım. Oturduğumuz evle ilgili epey kafa yordum, taşınma hayalleri kurdum ama o kadar kolay görünmüyor maalesef. 



Yüzlerce yıl sonra ikea’ya gittik, yatak odasındaki gardrobu değiştirmek istiyoruz bir süredir. Bizim altı kapılı duvardan duvara bir dolabımız var ama ömrü tükendi artık ve küçücük evimizde aşırı çok yer kaplıyor. Bir süredir başarıyla sürdürdüğüm less is more felsefesi yüzünden daha küçük bir dolaba geçmek istiyoruz. Ne kadar büyük dolabın varsa o kadar çok alıp dolduruyorsun bence. Gereksiz kıyafet, gereksiz tabak çanak, ıvır zıvır, ayakkabı, kozmetik istemiyorum hayatımda. Döne döne aynı şeyleri giyiyorum ve kullanıyorum, neden manasız bir şekilde hayatımda eşya yer kaplıyor. Neyse sonuç olarak ikea dolaplar fena olmasa da tam aradığım boyutlarda değildi, ben de sadece bir french press aldım, filtre kahve çok severim ama buna uygun bir zımbırtım yoktu. Bebek odalarına da baktım ama hepsi sunta ve uyduruk geldi ikea’da bu arada.



Bir yandan da büyümeye devam ediyorum(z). Dört haftada bir gittiğim ebe kontrolleri üç haftaya düştü, yaklaşık 9 hafta sonra da doğum iznine ayrılacağım. Bebek odası namına bir şey yok henüz, kocamın devasa kütüphanesiyle vedalaşıp tavan arasına kaldırmasını bekliyorum. Sadece bir duvar kağıdı aldım oda için şimdilik. Taşınma isteğimizin bir sebebi de şimdiki evimizde kitaplık veya gelen giden için ekstra bir oda kalmıyor olması. Türkiye’deki yayla gibi büyük ve yeni evler ne rahat. 



Epey olmuştu Bloomon’dan çiçek almayalı, fena bulmadım gelen aranjmanı.



Birkaç gün sonra hafif açınca daha neşeli görünmeye başladı. Bu arada evde eskisi kadar bitki de kalmadı. Nedense bir anda üç dört tanesi birden çürüdü kurudu, ben de yerlerine yenisini koymadım. Yaz geliyor artık alırsam bahçeye çiçek alırım diye düşündüm.



Bloomon çiçekleri iki hafta kadar sonra genelde bir ayıklayıp kalanları kısaltarak küçük vazoya alıyorum. Bazısı uzun dayanıyor çünkü. Bir hafta kadar da böyle tadını çıkarıp öyle atıyorum.



Bir de bu ay işim düştü Utrecht’e gittim, eskiden haftada 2-3 kez iş yüzünden gittiğim yere şimdi kırk yılda bir işim düşüyor. Neyse Utrecht hep güzel bence, dolaştım biraz kendim.



Tabi bu dolaşma hamilelikten mi yoksa kasaba hayatına alışmış olmaktan mı bilmem epey yordu beni sonrasında. Utrecht çok büyük bir şehir olmamasına rağmen bana kalabalık ve yoğun geldi bu kez. 

İşte böyle. Bakalım Nisan’da neler olacak, bizahmet bahçeyi temizlemek istiyorum. Havalar düzelmeye başladı, en azından sabah kahvelerini çıkıp dışarda içmeyi çok özledim.

You Might Also Like

6 yorum

  1. Ikea uyduruk ve sunta geldi ama evinde mutfak masan dışında her şeyin ikea😂 Yatak odan, tv sehpan, orta sehpan, yan sehpaların😂 Yani kasmana gerek yok şekerim biz zaten yav he he diyip geçiyoruz😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya hiçbirinden memnun değilim valla, hepsini uyduruk ve sunta buluyorum, zamanında almışım ama param yetse hepsini tek tek değiştiririm hihi. İşte eskidikçe değiştirmeye çalışıyorum diyelim. Sevgiler.

      Sil
    2. Çok zevkli bir insansın yazılarını severek takip ediyorum tariflerini ozledik

      Sil
    3. Teşekkürler Funda, tarif şimdilik beni heyecanlandıran bir şey yok ama olunca illa yazarım! Sevgiler.

      Sil
  2. Neden bu sürekli herşeye bir kulp bulma, muhalefet olma insanların hayatlarına karışmayı no name hesaplarla eleştirmeyi kendimize hak sanmamız ? Ne oldu şimdi sen bunları yazdında biz Tuğbayı takibimi bırakacağız. Burası senin barbie bebek hayatı gibi yaşayan (!) yada öyle gösteren siZinde altına her hakareti yazabileceğiniz bi sayfa değil hadii naşş diyorum

    YanıtlaSil
  3. bende şimdi okudum cok ayip diyorum o adsız şahsa .mükemmel bir zevke hasetlik bence öpüldün guzel anne.




    YanıtlaSil

Labels