İlk Trimester

Perşembe, Aralık 28, 2017



İnstagramda takip edenlerin bildiği gibi dokuz yıllık yan gel yat sonrası ikinci bebeğimizi bekliyoruz. Bana da hala çok enteresan geliyor, özellikle her zaman tek çocuk planım olduğunu düşünürsek. Hamileliğin ilk üç ayını tamamladım, yani 13. haftadan bildiriyorum. Merak etmeyin bir instamom, blogger mom olmak gibi bir niyetim yok ama ufak bir kişisel update yazmak istedim.

Hamile olduğumu epey erken -4.haftada- öğrendim ve açıkcası epey rahatladım. Çünkü öncesinde yaşadığım ultra açıklanamaz yorgunluk, günde 15 saate yakın uyuma istegi, anlamsız ağlama krizleri, ultra mutsuzluk ve duygusallık sonunda bir anlam kazanmıştı. Öncesinde ben kesin burn-out oldum kendimi tanıyamıyorum deyip psikologa gitmeye başlamıştım. Hamileliği öğrenince haaaa ondanmış moduna girdim. Umud’dan tecrübelerime göre zaten hamileliğin ilk üç ayı ve bebek doğduktan sonraki ilk üç ay çok zorlayıcı dönemler. O yüzden kendime ilk trimesterı atlatana kadar biraz müsade verdim başta. Hedefim hayatta kalmak, kimseyi öldürmemek gibi oldukça basit şeylerdi. Gerisini açıkcası epey saldım. (1.5 aydır kaşlarını ilk kez dün aldı)

Hamileliğin getirdiği hepimizin bildiği vücutsal sıkıntılardan ne yazık ki ben de çekiyorum ama şikayet edeceğim boyutlarda diyemem. Umud’da ilk üç ay hiçbir şey yemeden kusmuş, yataktan çıkamamıştım. Şimdi ise ilk belirti dediğim gibi anormal yorgunluk. Mesela yemek yaptım diyelim, maraton koşmuşum gibi har soluk kalıp saatlerce dinleniyorum. Çalıştığım günler çalışmak harici hiçbir şeye ekstra gücüm kalmıyor eve gelince öyyyle uzanıyorum. Gerçi ufak ufak hepsi azalıyor ilk üç ayı bitirdiğim için, bunu kendim de hissediyorum. Biraz daha kendimi eski kendim gibi hissetmeye başladım diyebilirim.

Yorgunluk harici mide sorunlarım abartılı olmasa da var. Kusmak değil de daha çok sindirememe, şişkinlik, böyle bir üşütmüşüm gibi kramplar tarzında. İştahım neyse ki düzgün ama bazen bazı şeyleri yedikten sonra çok pişman olduğum oldu. Mesela mayalı hamurlar, yağlı kızartmalar. Bildigin sindiremedim onları, çok acıklıydı. Bu şekilde deneme yanılma ve pişman olma şeklinde iyi kötü ilerliyor sindirim mevzusu da.

Fiziksel olarak bir başka sıkıntım da uyku. Ruhunuz daraldı mı mızıltımdan bu arada? Uyku zaten benim için hep problem olmuştur, yıllardır aralıksız uyuduğumu, hemen daldığımı bilmem. Çok çok yorgun olduğum ve artık bizahmet uyumak istediğim geceler uyku hapları veya gevşeticiler içip uyuyarak kendime iyi kötü bir düzen kurmuştum ama o da bozuldu. Kesinlikle uzun süre dalamıyorum, dalınca da gece 4-5 saatten fazla uyuyamıyorum, o da en az 4 kez uyanmak suretiyle. E ertesi gün 5.40’ta alarmınız çalacaksa da epey stres oluyorsunuz bu durumdan, o stres de iyice uykunuzu kaçırıyor vs. Ertesi gün iyice zombi gibi oluyorsunuz. Bu durum epey zor bir hal alınca doktoru aradım, her gün olmasa da filan ilaçtan şu kadar dozda içip uyuyabilirsin dedi. Mümkün mertebe hamilelikte ilaç kullanmamak lazım malum, şimdiye dek bir kez çaresiz kalıp içtim onun dışında idare etmeye çalışıyorum. Doktor gerçi uykusuzluk ve yorgunluktan bayılırsan çocuğa daha iyi bir anne sunmuş olmayacaksın gibi bir şey dedi. Bence haklı aslında, olmayınca olmuyor deyip biraz rahat bırakmak doktora güvenmek lazım sanırım. 

Fiziksel sıkıntılarımın harici her şey yolunda mı sandınız? Yanıldınız. Hamile olduğumu öğrenince binlerce yıldır kullandığım anksiyete ilacını bıraktım. Veeee tüm antidepresanlar gibi bırakmak gayet zorluydu. Anksiyete atakları, panik, alınganlıklar, huysuzluklar, ağlama krizleri, öfke nöbetleri vs vs. En son kocama sen bence boşan benden sana da yazık dedim. O da artık geç kaldım onun için dedi, sevinsem mi üzülsem mi? Neyse bunun da en zirve kısmını atlattım, 10. haftadan sonra vücudum alıştı duruma ve sakinleştim, normal ve berrak hissedip düşünmeye başladım. Zaten dediğim gibi kendime üç ay zaman vermiştim, umduğum ve tahmin ettiğim gibi ilk üç ayı atlatınca sıkıntılarım da azalmaya başladı.

Özetle durumlar böyle. Pembe bulutların üstünde bir hamilelik geçirmiyorum, Umud’da da geçirmemiştim. Zaten o ponçik hamile kafasına nasıl ulaşılır bir fikrim yok. Bu insanın gen kodunda yazılı sanırım, hastane odasını sünnet odasına çevirmeye kadar insanı götüren bir virüs:) gerçi öylesi daha güzel olsa gerek.

Biraz da teknik konulara geçelim. Bebeğin cinsiyetini henüz bilmiyorum, sanırım ocak ayında öğreneceğiz. Yanılmıyorsam şu ara 6 cm büyüklüğünde, geçenlerde ultrasonda kibrit gibi kollarını sallayıp duruyordu 😁 Hollanda’da hamileliğiniz süresince her şey doğal akışında giderse sadece ebe  görüyorsunuz, doktorla  20. haftadaki detaylı ultrason harici işiniz olmuyor. Ben de şimdilik şükür ki sadece ebelerle görüştüm. 

İkili test yaptırmamaya karar verdim. İnsan cidden büyük laflar etmemeli. Bundan birkaç yıl önce bununla ilgili bir yazı okurken diyelim ki hamileyim ve ikili testte bebeğin down sendromlu olabileceği çıktı, doğuracağımı sanmam o durumda vs diye düşündüğümü çok iyi hatırlıyorum. Şimdi ise ebeyle bu konuyu konuştuğumuzda bebek zaten 11 haftalıktı ve eli kolu, minik bir burnu vardı. Diyelim ki down veya başka bir sendromu var, ben yine de  ultrasondaki deli deli takla atan arkadaşı sevdiğimi ve doğuracağımı hissettim. O yüzden de zaten yüzde 75 kesinlik sunan bu testin sonucunu çok da merak etmediğime karar verdim. Tabi bunlar çok kişisel kararlar, hamileliği sonlandıranları da çok iyi anlıyorum, dedim ya düne kadar ben de öyle düşünüyordum. Normal kan testi vs yaptırdım elbette bu arada.

Son olarak her şey yolunda giderse evde doğum yapmayı düşünüyorum. Umud’da çok gençtim, evde doğum fikri bana çok yabancıydı o yüzden anında elemiştim. Yıllar içinde çoğu arkadaşımın evde doğum yaptıgını duydukça bu fikre ısındım. Zaten Umud’un doğumunda sancıların arasında hastaneye gittiğimiz o yirmi dakikalık yol bana çok zor gelmişti. O yüzden evimde ebemle eski usül doğum yapmayı epey arzuluyorum. İlk doğumum gayet kolay, sorunsuz, agrı kesicisiz, kesiksiz, epiduralsiz olmuştu. Bu bebeden de aynı performansı bekliyorum. Hayırlısı.

İşte böyle sevgili okur, buraya kadar okuduysanız yanacıklarınızdan öper, saglıklı huzurlu günler dilerim.

You Might Also Like

7 yorum

  1. Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim. Hamilelik çok yakışmış.

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Tuğba,
    Allah sağlıkla bebeğinize kavuşmanızı nasip etsin. Hamileliğin başı zor olmuş, umarım bundan sonrasını çok rahat geçirirsiniz. Umud'un nasıl güzel büyüdüğünü buradan takip ettik. Kardeşini de görürüz inşallah... Her şey gönlünüzce olsun. Dualarım sizinle...
    Dilek

    YanıtlaSil
  3. Güzel haber, hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil
  4. Sevgili tugba saglikla kucaginiza alirsiniz bebeginizi insallah.sevgiler..

    YanıtlaSil
  5. Hayırlı olsun. Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız inşallah. Yazılarınızı zevkle okuyorum. Yeni yılınız kutlu olsun. Tarsus'tan sevgiler Ayla

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar, ben azıcık endişelenmeye başlamıştım yeni post göremeyince. İnstagram da kullanmıyorum filan... çok sevindim, tebrik ederim, umarım sıkıntılarınız zamanla azalarak biter :)

    YanıtlaSil
  7. Şu an olan NIPT testi %99 sonuç veriyor ve 10 günü bulabiliyor sonuçların çıkması. Ben de çocuktan önce öyle düşünürdüm (aldırırım herhalde vesaire diye) ama bir yerde 5 yaşında çocuğunuz hastalığa yakalansa sokağa mı atıyorsunuz diye bir şey okuduğumda kendime gelmiştim. Yine de elbet kişisel bir karar... Bir de 20. haftadaki ayrıntılı ultrasondan önce bir kere daha 3.5 ayda falan echo'ya gönderiyor ebeler. Sonra 20, sonra taaa 30. hafta falan. 🙄 Yeni doğurmuş anneden updateler :)) Bol güzellik ve huzur dilerim, ekstra neşe gelecek eve 😊

    YanıtlaSil

Labels