Haftanın Menüsü - 9

Cumartesi, Ekim 28, 2017

Yemek yapmak değil de ne yapacağına karar vermek değil mi sevgili okur? Onu Umud yemez, bunu daha geçen yedik, fazla arka arkaya aynı olur, şimdi ona şu malzeme lazım markete gidemem vs diye uzayıp gidiyor genelde bende. Bir de işe akşam gideceksem sabahtan yapıp akşam ısıtılınca tadı bozulmayacak bir şey bulmak gerekiyor. Veya sabahcıysam eve gelince asabımı bozmadan üç aşamayla hemen hazır olacak kolaylıkta vs vs diye gidiyor seçimler. O yüzden bu ara çok aman aman bir şeyler pişirmiyorum. Geçen hafta da bunları yedik.


Pazartesi:



Kıymalı domatesli bulgur pilavı üstüne muhammara çakması bir topping. Bu çok güzeldi tarifini yazacağım kesinlikle ayrıca.

Salı:



Kapkalın bir tavuk şinitzel, yanında fırın patates ve fasulye sote. Yaşasın Hollandalılık yaşasın patates et sebze üçlemesiyle yapılan ultra basit tabaklar.

Çarşamba



Püre, steak, salata ve onion gravy. Bu tabağın olayı sogan sosuydu aslında. Soğanları minik doğrayıp yağda ağır ağır soteledim, bir kaşık un ekleyip biraz daha çevirdim, ardından bir su bardağı kaynar suda eritilmiş dana bulyon ve bir kaşık vişne reçeli ekleyip hafif tıkırdattım. Çok muhteşem bir şey oldu. Et ızgara yaparsanız bence bir dahaki sefere deneyin bunu.

Perşembe:




Soya bazlı vejetaryen shoarma aldım marketten merak edip, ummadığım kadar muhteşem çıktı. Beş dakika yağda kızartıp ekmeğe doldur, üstüne yeşillik ve sarımsaklı yoğurt. Bunun daha gideri olur bizim evde. Hem de 15 dk sürdü hazırlaması. Arada olur öyle hazır şeyler:p 

Cuma:



Fish Curry. Önünde saygıyla eğilmek istediğim bir yemekti bu da. Hava çok soğuktu, benim ağzımın tadı da pek yoktu ama iştahımı düzeltti resmen. Kısaca açıklamak isterim ki siz de yiyin. Zeytinyağında soğan sarımsak ve taze zencefili çevirip küçük küçük doğranmış karnabahar ekledim, bir süre sonra da bir avuç donmuş bezelye. Hepsini bir on dakika kadar ağzı kapalı tıkırdattım. Bolllllca garam masala, tuz karabiber ve bir kaşık un da ekledim. Sebzeler biraz kendinden geçince 300 gram kadar ucuz yollu kılçıksız bir balık filetoyu iri doğrayıp sebzelerin üstüne dikkatlice yerleştirdim. Hepsinin üstüne hindistancevizi sütünün sadece kremsi kısmını döküp sulu kısmını eklemedim. 3-4 defne yaprağını da tencerenin kenarına sokuşturup 20 dk kadar ağzı kapalı  pişirdim. Muhteşem kokular eşliğinde hazır oldu. Üstüne bolca yeşil limon ve yanında pilavla yedik, herkes de çok beğendi. Zaten bence curry hiç yanıltmıyor neli yaparsanız yapın soğuklarda gideri var. Cumartesi de bu yemeğe devam ettik.

Pazar:



Yine hollandalılık kazandı. Bizim dolma veya ne bileyim kurufasülye gibi eski moda ve geleneksel bir yemek olan 'hachee' yaptım. Bunun da yaparken fotoğraflarını çektim, bu hafta tarifini yazacağım bizim damak tadımıza da çok uygun bence siz de seversiniz.



You Might Also Like

3 yorum

  1. Ellerine sağlık hepsi muhteşem gözüküyor. Rica ediyoruZ blogu boş bırakma -Büşra-

    YanıtlaSil
  2. İnternette milyon tane tarif var. Plog yap lütfen

    YanıtlaSil
  3. Kendine has yorumlar olduğu gibi kendinize has tarifler hoşuma gidiyor. Elinize sağlık...

    YanıtlaSil

Labels