Cochem

Perşembe, Ekim 19, 2017

Birkaç ay gezmeyince ufaktan bir depresyona giriyorum. Yine öyle olunca Umud'un bir haftalık tatilinde ben de izin aldım ve kısa bir acı vatan Alamanya gezisi planladım. İstikamet Cochem ve Burg Eltz. Bu postta sadece Cochem'ı anlatacağım, Burg Eltz için ayrı bir post gelecek.




Frankfurt'a ve Köln'e yakın, Mosel nehrinin kıyısında, şarap bağlarıyla kaplı dağların arasından kıvrıla kıvrıla ilerleyen bir yolun sonunda ulaşılan bir şehir Cochem. Çok küçük ve sakin. Kasaba bile diyebiliriz hatta. Şehrin en önemli turistik numarası o sislerin arasından görünen kalesi Reichsburg. Şehrin tepesinde, yine şarap bağlarının arasına kurulmuş bin yıllık bu yapı zaten epey huzurlu ve sakin olan şehre bir de romantizm katıyor. 



Pansiyonumuza yerleştikten sonra hemen dar sokakları tırmanıp yakından görmeye gidiyoruz Reichsburg'u. İlk intiba beklediğimden küçük olduğu. Yok sığamayız biz buraya :P 



Ha meğer devamı varmış, tamam. Hala şimdiye dek gezip gördüğüm şato ve kalelere nazaran küçük ama Cochem da metropol değil. Şehre uygun, huzurlu, romantik ve güzel bir kale bu.



Efsaneye göre Rapunzel'in hikayesi bu kalede yaşanmış. Yazar ilhamını burdan almış.



Girişine yaklaşıyoruz. Giriş yetişkinler için 6€, çocuklar için 3€ yanlış hatırlamıyorsam. Epey uygun diyebiliriz.


Avlusundan bir kesit.





Detaylar detaylar. 1700'lerde öğrenci yurdu olarak da kullanılmış burası.



İçeriyi guide eşliğinde geziyoruz. Av odası, şövalye odası, büyük salon ve herhangi bir saldırı olasılığında şehre kadar giden dolap arkası tünellerini görüyoruz. 



Bu kıpkırmızı sarmaşıkla örtülü kısma ayrıca bayılıyoruz.



Şehre bir de tepeden bakmak için en üst kata çıkacağız.



Görüntü böyle! 



Ve böyle!



Ve böyle!



Sonbaharda gelmek çok doğru bir tercih olmuş! Renkler ve manzara ayrı güzel! Hava da 24-25 dereceye kadar çıkıp bize kıyak yapıyor.



Yeniden bahçeye inip turu bitiriyoruz. 



Sevdik seni Reichsburg, kimbilir belki yeniden görüşürüz.



İstikamet şehrin sokakları! Ben bilmediğim ve bu tarz küçük şehirleri belli bir plan yapmadan, yürüyerek ve  kaybola kaybola gezmeyi seviyorum. 



Çünkü ancak o şekilde böyle ara sokaklarda kalmış güzellikleri görebiliyorsunuz.



Hava güzel olunca sokaklar cıvıl cıvıl, insanlar birasını veya şarabını veya kahvesini içiyor, yemeğini yiyor. Yaşlı popülasyonu epey yüksek. Sakin ve dinlence tatili olduğundan çok mantıklı, ibiza'da seks&drug tatili mi yapsın insanlar. Benim gezme zevklerim de 50+ grubuna epey yakın açıkcası.





Klasik Alman mimarisi de elbette şehrin güzelliğinde epey etkili. Bu evler çok şirin, çok fotojenik, çok romantik!

Akşam hava biraz serinliyor, biz de yorulduğumuzu hissediyoruz. Kafamıza göre sakin bir restoran bulup önce bir yerel beyaz şarap sipariş ediyoruz. Yanına ben klasik en yerel ne varsa onu söylüyorum. Bu kez bu ızgara würtz ve patates oluyor. Beyler garantici olduğundan biftek vs takılıyor. Çok da bir şey ödemiyoruz. Sanırım 40€ civarı bir şey tutuyor ki bir şişe şarapla beraber düşününce çok uygun. Cochem epey ucuz bir yer diyebilirim bu anlamda.

Akşam pansiyonumuza dönüyoruz. Biz Pansiyon Schneider'da kaldık. Şehirde zaten büyük oteller filan yok. Genelde pansiyon ve küçük oteller. Gecesi otopark ve kahvaltı dahil 60 Euro idi ki yine oldukça ucuz bulduk. Pansiyonun sahibi bey yaklaşık 90 yaşında tane tane Almanca konuşarak bizimle iletişen bir beydi. Odalar ultra ultra ultra temizdi! Oldukça geniş ve konforluydu da bizi tatmin etti. Eğer giderseniz gönül rahatlığıyla kalın diyebilirim. Lokasyon olarak da epey merkeziydi. Normalde otel ve pansiyon tavsiyesi yapmak aklıma gelmez ama fiyat performans olarak çok memnun kaldım o yüzden yazıyorum. 

Gece tertemiz yataklarımıza gömülüp erkenden uyuduk. Ertesi gün kahvaltımızı yapıp, fırından Alman ekmeği alıp Burg Eltz'e doğru yola çıktık!

Devamı gelecek...

You Might Also Like

3 yorum

  1. Rüya gibi çok güzel. Eteğinede ayrı bayıldık Tuğba Hanımcım. Bloğa neler aldım postu yazarsan seviniriz -Büşra-

    YanıtlaSil
  2. Gitmiş kadar olduk ayrıca fotoğraflar super

    YanıtlaSil
  3. Nasıl güzel bir yer, gitmek istedim...Benimde seyahat etmek yıpranmış sinirlerime en iyi gelen şey!

    YanıtlaSil

Labels