Mayıs Ayı Favorileri

Pazartesi, Haziran 19, 2017

Dekorasyon:


 

 

Hollanda'ya nihayet yaz geldi. Benim için bahçede yaşam başladı. O yüzden de dünyanın en yeni ve lüks bahçesi olmasa da favorim bahçem ve içindeki herşey. Çiçekli çitimizi, masamızı ve bitkilerimizi çok seviyorum.

Üst baş:

 

Bu ay iki favorim var. İlki Rayban - Clubmaster. Uzun zamandır beğeniyordum, her zaman için klasik. Aldığımdan beri diğer güneş gözlüklerimi unuttum gibi.

 

İkincisi de etek tişört gibi görünmesine rağmen tek parça Zara elbisem. Çok ama çok rahat, günlük giy çık tarzda bir kurtarıcı. Ben içinde rahat ettiğim, sağını solunu çekiştirip durma ihtiyacı hissetmediğini kıyafetleri seviyorum, bu da onlardan biri.

Yemek:

 

Soğan yatağında otlu levrek. 3-4 tane soğanı tepsiye döşeyip üzerine içi delice ot ve limonla doldurulmuş levreği üzerine bol zeytinyağı gezdirip fırında pişiriyorum. Çok çok güzel oluyor. Otları kafasının altındaki boşluğa bolca koyuyorum ki yerken demet halinde çıkarıp bir kenara koyabilelim. Hangi otları doldurdun derseniz kekik, keklikotu, taze biberiye, taze defne yaprağı olmazsa olmaz derim. Ama siz başka aromalar da deneyebilirsiniz.

Kozmetik:

 

The body shop shade adjusting drops, lightening. Bir süredir tüm fondötenlerim, kapatıcılarım yüzüme koyu geliyordu. Artık gün yüzü görmemek mi içimin temizliğinin yüzüme vurması mı bilemiyorum ama cilt rengim bir ton açıldı. Hepsini çöpe atıp yeniden alacak değildim. Hemen bunu sipariş ettim ve sorun çözüldü. Tbs bunu ve tam tersi açık föndotenleri koyulaştırmak için koyu versiyonunu bir süre önce çıkardı ki bence çok iyi oldu. Fondöten ve kapatıcıya azıcık damlatıp rengini kendinize göre ayarlıyorsunuz. Hem benim gibi ten rengi durduk yerde değişenler hem de yazın bronzlaşıp kışın beyazlaşanlar için ideal. Fondötenin yapısı ya da kalıcılığını hiç değiştirmemesi de ayrı bir artı nokta.

Çiçek:

 

Şakayık! Sebebini yazmaya gerek var mı?

Film:

 

Açıkcası bu ara çok film izlemedim, nedense kışın film izlemeyi daha çok seviyorum. Split'i izledim bir tek o yüzden mecburen favorim bu. Çoklu kişilik bozukluğuyla ilgili heyecanlı ve sürükleyici bir filmdi ama o kadar. İnternette oyunculuk filan övülmüş ama ben çok da etkileyici bir oyunculuk göremedim. Yine de birkaç saat oyalanmak için izlenebilecek değerde fena değil kategorisinde bir film.

Kitap:


Bilge adamın korkusu. Kralkatilinin güncesi serisinin ikinci kitabı, toplamda 1200 sayfadan fazla, kitap içinde kitap hikaye içinde hikaye gibi dolu dolu ve çok güzeldi. Benim gibi fantastik öyküleri seviyorsanız zaten Kvothe'yi çoktan okumuşsunuzdur. Ben bu kitabı hem hem bitirmemek için hem de uzunluğundan dolayı 3-4 kitapla birlikte dönüşümlü okudum. Öğrendiklerime göre dizisinin çekilmesi planlanıyormuş. Üçüncü kitabın ne zaman çıkacağı ise pekçok seride olduğu gibi muamma. Patrick yazıp bozup duruyor şimdilik, ayrıca cast çalışmalarına burnunu sokuyor. Muhtemelen üçüncü kitap dizi patlayıp bilmeyenler de bu seriyi okuyup sabırsızlandıktan sonra çıkar. How very George RR Martin!  

George Martin demişken o da bu seriyi okumuş ve şöyle buyurmuş;


''He’s bloody good, this Rothfuss guy.''

You Might Also Like

0 yorum

Labels