Ekim Ayı ve Instagram

Pazartesi, Ekim 31, 2016

Etraftaki renklere bakmaya doyamadığım, bol bol pumpkin latte içtiğim, kendimi şallara sarmaladığım, çift katlı kışlık yorgana geçip kombiyi yaktığım ekim ayı da bitti.



My beloved Amsterdam.


Keukenhof'a doğru bir tbt. Renkler. ❤️


Masal köyü giethoorn. 

Her köşesi kartpostal.


The fall. Biliyorsunuz enişteniz olur.


Bir pazar Amerongen kalesini dolaşmaya gittik.


Hektarlarca bahçesi vardı. Monarşi ağzının tadını biliyor.


Yani bahçenizde kişisel gölünüzün olması da biraz fazla sanki! 


Eski ahırlar restorana çevrilmiş, oturduk kaleye ve gün batımına karşı karnımızı doyurduk biz de.


Bu da müştemilat olsa gerek.


Single malt sezonu açıldı, gecmiş olsun.


Autumn vibes! Seviyorum napıyım.


Yakışıklı sarı bebeğim tartor!


Kendime bir jest yapıp bloomon aboneliği aldım. Bloomon tıpkı spotify ya da netflix gibi bir abonelik fakat çiçek için:) Small, Medium ya da Large çiçek boylarından birini seçip hangi sıklıkla buketinizi almak istediğinizi belirtiyorsunuz. Ben ayda bir seçtim ama haftada bir ya da iki haftada bir seçenekleri de var. Seçtiğiniz sıklıkla kapınıza kadar geliyor.


Benim aldıgım boy medium ama altlarını epey kesmeme rağmen bizim yemek masasında çok büyük durdu. Özellikle masanın üstünde masaya epey yakın bir lamba takılı oldugu için small daha iyi olacak diye düşündüm. Sanırım aboneliğimi small'a değiştireceğim. Bloomon buketler onlarca çiçek demetinin içinde tarzıyla hemen farkediliyor. Bukette birbiriyle aynı iki çiçek yok, yeşillik yok, boyları ve tarzları farklı ve oldukça  yaban bir tarzda birleştirilmişler. Böyle bir kırçiçekleri topladım geldim havası var. Ben çiçekler konusunda fena sayılmasam da bu şekilde birbiriyle uyumsuz ama toplu halde bir uyum içinde olan bir aranjman yapamam. Ve açıkcası çiçekçilerdeki birbirinin aynısı bol yeşillikli buketlerden de sıkıldım. O yüzden bloomon bana ilaç gibi geldi. Umarım bu sistem çiçekseverler için Türkiye'ye de gelir, Avrupa'nın pekçok ülkesinde var şu an. Fiyatları çiçekçiden alacağınız bir bukete göre evet pahalı ama 'ay neye vermiyorum o kadar para' mantığıyla bakarsanız kesinlikle değiyor. Ben 10 gündür çiçeği çevirip çevirip her açıdan ayrı bir beğeniyorum. 


Bu kadar çiçek muhabbeti şimdilik yeter. Umud'un bir hafta okul tatili vardı, utrechtteki Tren Müzesi'ne gittik. Spoorwegmuseum tam adı. 


1800'lerden bu yana kullanılmış trenleri o dönemki hali ve iç dekoruyla sergiliyorlardı. Umud'un neyse ki çok hoşuna gitti, tam onun yaşı için uygunmuş. Seneye gitsek mesela fazla çocuksu bulabilirdi.


Güzel utrecht!


Ben tek başıma Amsterdam'a gittim bir de. Ayaklarım agrıyana kadar yürüdüm, fotograf çektim.


Uzun sayılabilecek bir zamandır gelmemiştim, iyi geldi. Tek başıma kafama göre dolaşmak da iyi geldi. 


Bir Hollandalı bacımdan rica edip çektirdim bu fotografı. Çok bayılmasam da elin kızına bir de şöyle çek denmiyor tabi, idare ediciiiz:)


Sondan bir öncesi olarak da bizim yan sokaktaki yapraktan halıya bakar mısınız, doğanın renklerine güzelliğine aşık olmamak ne mümkün. 



Sakin, sevgi dolu, sağlıklı, gülücüklü bir kasım ayı olsun hepimize.

Iyi geceler.


You Might Also Like

2 yorum

  1. Bloomoon olayına bayıldım. Keşke bizde de olsa. Sevgiler....

    YanıtlaSil
  2. Bloomon ne güzel bir şeymiş!

    YanıtlaSil

Labels