Mart Ayı Favorileri

Pazartesi, Nisan 11, 2016

Dekorasyon:



2016 wishlistimde bulunan Woood 'köylü dolabı' bu ayın dekorasyon favorisi. Bizim mutfak açık olduğundan çok fazla tabak çanak saklama yerimiz yok. O yüzden bu güzel bi çözüm oldu. 



Ben içine kadehlerimizi ve az kullandığım tabakları koydum. Alt raflarda da tost makinesi, ekmek kızartma makinesi gibi fotojenik olmayan ıvır kıvır var:) 



Üstüne şimdilik evdeki ıvır zıvırlardan koydum ama kesinlikle istediğim görüntü bu değil. Sissy boy'da bir lamba gördüm bunun üstüne yakışacagını düşünüyorum. 

Üst Baş:


Zara mini elbise. Kadife ve kalın olması sebebiyle soğukta rahatça giyiliyor. Bu ay 2-3 kez giydim bunu sanırım. Noel donemi almıştım bu ay sıra geldi. 


Yine birkaç ay önce aldıgım ama yeni sıra gelen H&M elbise. Tam benim günlük giymek için sevdiğim model ve renk grubunda.


Son olarak H&M tulum.

Yiyecek:


Kesinlikle beyaz kuşkonmaz! Hollanda'da beyaz kuşkonmaz ve yerli çilek çıktıysa benim için kendimi kesme tehlikesi yaşadıgım aylar geçmiştir. Bundan sonrası bahçedir, rosedir, çiçektir. Normalde geleneksel şekli haşlanmış patates, haşlanmış yumurta, jambon ve kuşkonmaz kombinasyonudur ama ben dil balığı ve havuç salatasıyla yemeği tercih ettim. Kuşkonmaz hollandez sosla yense de ben kendim uydurmasyon bir sos yaptım. Soğan, sarımsağı zeytinyagı ve tereyağı karışımında kısık ateşte kavurdum. Bir fırt krema, bir fırt süt, bir fırt beyaz şarap, bir fırt da kuşkonmazı haşladıgım sudan ekleyip ağır ağır pişirdim. Blenderdan geçirip tuz karabiber, azıcık limon kabuğu, limon suyu, az kuru maydonoz ve dereotu ekledim. Bıçağın ucuyla da koyulaştıracak kadar un. Yaaaani nefis ötesi bir şey oldu.

Çiçek:


Kuşkonmaz neyse lale de o öyle değil mi? Mart ayını biri beyaz biri sarı olmak üzere iki demet laleyle geçirdim.



Dizi:

Verdigi aradan dönen canım Nashville. Izlediğim üç beş dizi kalmışken Nashville'in dönüşü ilaç gibi geldi. Fazlasıyla underrated olduğunu düşünüyor ve bayılarak izliyorum.


Film:

Bu ay Hateful eight, Steve jobs, Spotlight, Martian, The Room ve Dallas buyers club'ı izledim. Favorim açık ara The Room. Çok etkileyici çekim tekniği, ilginç senaryosu, oyunculukları ile epey üstüne düşündüm. Nefisti.



You Might Also Like

3 yorum

  1. H&M sizin elbisenin kumaşından bluz yapıp buraya göndermiş, ben de indirimden almıştım o bluzu. Daha önce de farklı bir bluz ile sizinle pişti olmuştuk. Açık kahverengi yol yol desenleri olan, 3/4 kollu bir bluz. Giyim zevkimiz tamamen aynı sizinle, bir de böyle aynı parçalar olunca hoşuma gidiyor. Ama ben sizin kadar zayıf ve genç değilim :) (45 yaş, 57 kg)Sevgiler, Bahar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ne hoş öyleyse :) güle güle giyelim ikimiz de. Ayrıca 40lar artık yeni 30lar öyle demeyin:)

      Sil
  2. Nashville i bir deneyelim bakalım..Canım cicim Downton Abbeyden sonra soyle uzun soluklu birsey izlemedim.. Onu da bu blog'dan fikir alıp izlemistim.. sevgiler.. yasasin bahar :)

    YanıtlaSil

Labels