Ağustos Favorileri

Perşembe, Eylül 03, 2015

Dekorasyon:



Hema'nın yeni sabun, el kremi ve kokulu mum serisi. Bunu belki kozmetik adı altında paylaşmalıydım ama ben kutularının şıklığına ve mutfakta ne kadar harika duracakları fikrine vurulup aldım ve aşırı memnunum. Mutfak için uzun süre başka sabun ve krem alacağımı düşünmüyorum. Hiçbir ürüne benzemeyen gizemli ve nefis de kokusu var. Aşığım.

Yemek:


Dakos. Yunan'da nerdeyse hergün yedim. Arpa peksimeti üstüne bolca domates rendesi, beyaz peynir, saf zeytinyağı ve kekik. Aynı lezzeti yakalamak burada güç olsa da kızarmış ekmekle de yapabilirim. Olsa da yesek.

Kozmetik:


Büyük kısmı tatilde geçmiş bir ayda güneş kremlerinden başka kozmetik favorisi olamaz herhalde. Yüzüm için Philosophy take shelter, vücudum için Havaiian Tropic, bal rengi muhteşem ve derin bir bronzluk için de Cabana sun havuç yağı. Döneli iki hafta oldu ama rengim hala açılmadı. Çok memnun kaldım bu üçlüden bu yaz.

Üst Baş:


Bu ay çeşitli elbise ve şortlarla geçti. Şu an dışarısı 17 dereceyken hüzünle bakıyorum bu fotograflara :( ilk favorim beni hafiften Cennet Mahallesi sakini ya da Güllü'ye çevirse de sevdiğim bi elbise. Türkiye'ye gittiğimde Koton'dan almıştım temmuzda.

Ikincisi bu H&M şort ve Zara bluz ikilisi.


Üçüncüsü ise yine yeni aldığım bu Mango kaftan. Seneye yaza görüşürüz canımlar. Fırk:(

Film:


Bu ay pek çok film izledim ama en çok the judge'ı sevdim. Robert Downey Jr. zaten bu filmde de canlandırdığı gibi hafif gıcık karakterleri muhteşem oynuyor. Hastasıyız! Komedi olmasa da epey güldüğüm, çok hoş bir baba oğul hikayesiydi.

Kitap:


Trendeki kız. Söylemesi ayıp iyi bir gerilim ve polisiye okuruyumdur. Hemen her gerilim kitabını okudum diyebilirim. Ve tüm arkadas ortamlarında övündüğüm üzere katili-şüpheliyi kitabın ortasında bulurum. Bu benim için bir gurur meselesidir! Bu kitapta sonuna kadar bildigin hiçbir fikrim yoktu katil kim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen hem çok başarılı bir şekilde karakter yarattığını, karakterlerin duygu durumlarını çok net aktardığını, ıvır kıvır semboller, cevval ajanlar, mistik ögeler vs olmadan çok sürükleyici ve başarılı bir psikolojik gerilim yazdığını düşünüyorum. Türü sevenler kaçırmasın. Uyumadan iki günde pıt diye bitirdim Yunanistan'da. 

Müzik:

Bu ay onbirlerce kez Royskopp - Here she comes again dinledim. Çok çok çok seviyorum.

Dizi:


Uzun zamandır sevdiğim ilk dizi oldu the affair. Izlediğim hemen her diziyi bırakmışken ve hepsine ilgimi yitirmişken ilaç gibi geldi. Adıyla müsemma iki evli insanın yasak ilişkisini bir polisiye soruşturma üzerinden flashbacklerle anlatıyor. Oldukça sevdim. Ağır ağır sindire sindire izliyorum.

İşte böyle. Sevgiler, öpücükler.

You Might Also Like

0 yorum

Labels