Dedem

Pazartesi, Mayıs 04, 2015

Perşembeyi cumaya bağlayan gece sabaha karşı ev telefonu çaldı. Uyanıp hemen başucumdaki saate baktım 04.55.  Ev telefonuna uyku sersemi koştum, aklımdan babama bir şey mi oldu sorusu geçiyor haliyle son üç senedir hemen her telefonda düşündüğüm gibi. Ekranda babamın numarasını görüyorum. Hayırdır baba bu saatte? diyerek açıyorum. Babam hüngür hüngür ağlayarak 'dedeni kaybettik' diyor. Ne demek dedeni kaybettik? Geçen haftaydı galiba en son konuştuk hiçbir şeyi yoktu, kimseden hasta ya da son günlerde çöktü vs diye bir şey de duymadım. Tam olarak şu an hatırlamadığım birkaç şey konuşuyoruz babamla, kapatıp yukarı çıkıyorum tekrar. Hiç gerçek gibi gelmiyor, hiçbir şey düşünemiyorum. Kocam uyanıyor ona söylüyorum, ikimiz de kendimize gelmeye çalışıyoruz.



Ne demek dedeni kaybettik? Bir 15 dakika kadar sonra yeniden arıyorum babamı. Amcam açıyor babamdan da beter ağlayarak. Kızım diyor öldü, öldü, öldü! Pamuk gibi öldü, deden gitti. 

Gece 3 gibi babaannem namaz kılmaya kalkmış. Dedem de arkasından uyanıp abdest almış, babaannemden sonra o da namaza kılmış. Sonra geri yatmışlar, dedem uyumuş babaannem tam dalamamış. Bir yarım saat geçince dedemden ufak bir inleme sesi gelmiş. Babaannem hemen kalkıp bakmış, kafasını tutmuş, yüzüne su çarpmış, bir yudum su içirmiş ama dedem tepki vermemiş. Babaannem koşup kiracılarına haber vermiş -onlar üst ve alt katlarda oturuyorlar- işte ambulans vs aranmış. Babama amcama haber verilmiş. Ambulans gelince hemen kalp masajı ve aed'ye başlamış ama dedem dönmemiş. Bir ihtimal diyerek hastaneye yetiştirmişler ama zaten o inleme sesiyle canını vermiş dedeciğim. 

Ben diyorum bekletin nolur yetieşeyim ama herkes çoktan duyup toplanmış dedemin evinde. Dedemin çok çok seveni ve çok geniş bir sülalesi vardı. Bir de dedem cumayı ve cuma namazını çok severdi. Babam diyor cuma cemaatiyle cenazesini kaldıralım. Son kez görmek istiyorum ama hak da veriyorum. Öğleden  sonra 3'te bir sırt çantasına bir pijama, bir ekstra bluz, iç çamaşırı ve çorap koyup Antalya'ya doğru yola çıkıyorum. Umud babasıyla kalıyor. Sakince anlatıyorum ona, benim gibi ölüm büyük bir fobisi olsun istemiyorum. Acımı göstermek de istemiyorum. Hani Türkiye'de benim dedem vardı ya diyorum, şapkalı büyük dedem mi diyor. Evet şapkalı büyük deden, o ölmüş diyorum. Ben babaanneye, dedeye, amcaya destek olmak istiyorum, sen babanla kalsan daha iyi olur diyorum. Dudağını büzüyor, boynuma sarılıp azıcık ağlıyor ama anlıyor.  Iyi uçuşlar diliyor bana, seni özleyeceğim diyor.

Yolda sakinim, kitap okuyorum, uyumaya çalışıyorum biraz. Antalya'ya inince kardeşim beni alıyor, gidiyoruz dedemin evine. Babam evin önünde bekliyor, beni görünce sinirleri boşalıyor. Uzun zamandır da görüşemedik, çok ağlıyor, çok bağırıyor. Kalbinin 20%'si çalışırken böyle yapmasını istemiyorum. Eve giriyoruz, ev dolu hınca hınç. Amcam geliyor, babaannem geliyor ben girince, sarılıp ağlıyoruz, ağlıyoruz, sarılıyoruz. Babamın ilaçlarına bakıp iki tane sakinleştirici veriyorum. İnsülinini yapmayı unutmuş, onu bir hallediyoruz. Hiçbirimiz inanamıyoruz, böyle ansızın dedemin gitmesine...idrak edemiyoruz henüz. Gece yarısı evli evine köylü köyüne gidiyor biz bize kalıyoruz. Babaannemin yanında ben ve amcam kalıyoruz o gece. Babam sabah erken geri geliyor. Gelen giden bitmiyor, insanlar varken metiniz ama biz bize kalınca bahsedip bahsedip hıçkırıyoruz.

Dedem koah hastasıydı halk diliyle, bizim copd dediğimizden...Akciğerleri uzun zamandır iyi değildi ama idare ediyordu. Halsiz, yorgun vs değildi. Dedemin tüm kardeşleri kalpten öldü, sağ olanlar da bypass sayesinde iyi kötü yaşıyor. Babam zaten ileri derece kalp hastası, muhtemelen ben de günü gelince kalpten öleceğim, çünkü şimdiden tüm ailem gibi benim de kolestrolum yüksek. Dedemin ufak bir stent takma işlemi hariç kalbinden rahatsızlığı yoktu. Muhtemelen -benim copd hastalığından kaybettiğim hastalarım gibi- uykusunda akciğerleri kapandı, kalbi de genetik zayıf olduğu için durdu.

Güzel bir ölüm. Hiç acı çekmedi, bir eli diğerine muhtaç olmadı. Dedem tam dilediği gibi öldü, çünkü dedem yatalak veya bakıma muhtaç olsa acısına ve utancına dayanamazdı. Copd yüzünden çok öksürmesi gerekiyordu, insanlar öksürüğünden rahatsız olabilir diye çok çok gerekmedikçe kimsenin evine gitmezdi, utanırdı. Onun adına seviniyorum, sorsak eminim tam da bu şekilde ölmek isterdi ama bencilce çok üzülüyorum, çok üzülüyorum, çok üzülüyorum. Biraz daha yaşasaydı, birkaç sene daha yaşlanabilseydi.

3-4 sene önce 3 kişilik mezar almıştı dedem ne olur ne olmaz diye, ben de epey gülmüştüm 'dede deli misin insan gider de mezarını satın alır mı' diye. Ben ölürsem bir de mezar yeri mi aramaya zahmet edeceksiniz, kendi işimi kendim yaptım işte demişti. Şimdi o mezar yerinin biri doldu. Kardeşim çiçekler serpmiş mezarına, seneye de kısmetse canlısını dikeceğiz. 

Dedem 21 yaşındaki oğlunu 24 sene önce gömdü, amcamın askerden yolladıkları yarım paket sigarası, mektupları, fotografı ve kalan eşyalarını arada çıkarırdı ama bakamazdı, gözü dolar yeniden kaldırırdı. Geçen yıl 22 yaşındaki ilk erkek torununu gömdü. Bir evlat bir torun acısıyla da bu yıl 1 Mayıs 2015 gece 4'te 72 yaşındayken Hakk'a yürüdü. Arkasında onu çok seven bir aile bırakarak. Insan yaş aldıkça acının insanı öldürmediğini öğreniyor. Gençken her tümsekte bu acı beni öldürür derdim. Hayır bu acı beni öldürmez ama kalbimin çocukluğumu saklayan kısmı karardı, üstüme çok ağır bir yük bindi, hiç geçmeyeceğini bildiğim bir eksiklik duygusu ve özlem kaldı. 

Camiden çıkıp eve yürümüyor olması, pencereden dışarıyı izlemiyor olması, kapının önünde sandalyesinde oturmuyor olması, aradığımda sakince hafif o harfini uzatıp aloo dedikten sonra benim sesimi duyunca sesinin birden canlanıp 'kızııım' demeyecek olması... Dedemin torunu çok ama ben onun ilk torunuyum. 21 sene aynı binada altlı üstlü oturduk, tüm torunlarını severdi ama sevgisini ilgisini ben çok tecrübe ettim. 5 oğlundan sonra bir kız torunu oldu diye çok sevindiğini hep anlatırdı. 

2,5 yaşımdayken sinirlenip küsüp gittim diye koşup gönlümü alan, videolarda beni hoplata zıplata seven dedem.
5 yaşımdayken hastalandığımda kahverengi-beyaz battaniyeme sarıp doktora yetiştiren dedem. 
6-7 yaşlarımda Isparta'nın en büyük el dokuma halısını üretti diye gazetelerde resmi çıkınca çocuk aklımla gururdan dolup taştıgım dedem.
Ortaokulda bacağımı kırdığımda beni sırtlayıp 'çıkıkçıya' götüren dedem:) işe yaramayınca paşa paşa ortopediye beraberce gittiğimiz dedem.
Yaz tatillerinde annem babam çalışırken ve ben ergen bunalımıyla hiçbir yere çıkmayıp sadece kitap okurken hergün bana kitap alayım diye harçlık veren dedem. 
Akşam yemeğinden sonra portakal yemeyi, çayına finger bisküvi batırmayı seven dedem. Uzun zaman mide rahatsızlıkları çektiğimde bana çeşitli otlarla çaylar yapan dedem. 
Ben lisedeyken hacca gidip çok mutlu dönen dedem. Tüm çocuk ve torunlarına hacca gitmek isteyenin tüm masrafı benden diyerek teşvik primi öneren dedem. Amerika'ya gezmeye gitsem de aynı imkanlar geçerli mi diyerek kızdırdığım dedem.
Üniversitede uyuyakalıp 'dede hadi hadi hadi beni okula yetiştir' dediğim, beni derslere yetiştiren dedem.
Düğünümde hafif buruk, fotograflarda gerilerde duran dedem. Umud doğunca fotograflarını eve sıralayan dedem. 
Tüm ömrünce çocukları ev bark sahibi olabilsin diye çalışan, biz savurgan davranırken bizi ev bark sahibi yapan dedem. 

Bir gömleğini, bir şapkasını, bir triko kazağını, kederini ve hatırasını ve sevgisini yanıma aldım evime dönüyorum. Uçakta yanım boş neyse ki, rahat rahat ağlıyorum.

Çocukluğumdan, beni her yerimden yaralayan ama yine de hep dönmek dönmek dönmek istediğim o evden uzaklaşıyorum. Hiçbir seferinde bu kadar zor olmamıştı.


Gözümün önünde mezarındaki minik tahtada yazan 'Hacı İsmail Seven ruhuna el-fatiha' yazısı. Ben hariç tüm torunlarına verdiği sapsarı saçları yüzünden edindiği 'sarı dayı' lakabıyla canım ciğerim kalbim dedem huzur içinde, nurlar içinde uyusun, yerinde dinlensin. 

You Might Also Like

17 yorum

  1. Allah rahmet eylesin ne güzel bir ölüm abdestli namazlı şehit mertebesinde okurken çok duygulandım sizinde başınız saolsun dede sevgisi bir başkadır

    YanıtlaSil
  2. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah.

    YanıtlaSil
  3. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun dedeciğinin...

    YanıtlaSil
  4. ben bu resminizi hatırlıyorum..ne kadar genç dedesi diye düşünmüştüm..bir de içten içe imrenmiştim..çünkü ben bir dedemi hiç görmedim, diğerini de on yaşındayken kaybettim..Allah gani gani rahmet eylesin, sizlere sabırlar versin..

    YanıtlaSil
  5. Başın sağolsun, Allah geride kalanlara sabır versin. Mekanı cennet olur inşallah

    YanıtlaSil
  6. Allah rahmet eylesin ve bize de böyle güzel ölümler ve arkamizdan böyle güzel satırlar yazacak torunlar nasip etsin. Bir fatiha hediye ettim ruhuna insallah haberdar olur.

    YanıtlaSil
  7. Başınız sağolsun, sabırlar dilerim.Yazını hem okudum hem ağladım ne söylesem dilim avutur, hangi sözüm acını hafifletir bilmiyorum. Allah ölümün bile hayırlısını versin dediklerinde küçükken birsey anlamazdim, sanırım tam isteyebilecegi gibi rahmetli olmuş deseniz. Kendi dedecigimi hatırladım, öyle nazik, öyle kibar,sanatçı ruhlu, tanıdığım hiçbir erkeğe benzemeyecek kadar bir kadını destekleyen, 9 yıl oldu kokla uzun yuruyuslerimizi hatirladigimda hala burnunu direği sizler , sevgiler ve sabirlar.

    YanıtlaSil
  8. Tugba başın sağolsun. Okurken ben de duygulandım çünkü çok şanslısın benim dedelerimle asla böyle ilişkilerim olmadı. Keşke olsaymış, ne güzel olurmuş.

    YanıtlaSil
  9. Başın sağolsun, çok Üzücü ,sabır diliyorum, dedenle olan güzel hatıraların sana hayat boyu arkadaşlık edecektir.Sevgiler, Emel

    YanıtlaSil
  10. Ahh Tugunaaa,
    sabah yazını görünce pek sevindim ama okudukça içim cız etti,içimde ki kor alev aldı yeniden. Neyse ki işte yanlızdım da hüngür hüngür ağladım. Ölümün her türlüsü,yaşı,zamanı kötü ama şekli gerçekten önemli, en acısını babam da yaşamış biri olarak söylüyorum. Allah hepimize böyle kavuşmayı nasip etsin. Hiç dedelerimi görmedim en azından pırıl pırıl anıların var.Mekanı cennet olsun umarım,sabırlar diliyorum.
    Müge Yörükoğlu

    YanıtlaSil
  11. Allah rahmet eylesin, sabirlardiliyorum Tuğba.

    YanıtlaSil
  12. Ölüm cok acı cok iyi bilirim. Annemi babami ananemi babanemi dedelerimi hepsini toprağa verdim. Simdi Allah ogluma ve eşime saglik versin diyorum. Allah rahmet eylesin mekani cennet olsun. Allah size sabirlar versin.. Gulcin Tekin

    YanıtlaSil
  13. Basiniz sagolsun, Allah sabirlar versin..:(
    Selin

    YanıtlaSil
  14. Dedelerimiz tam da aynı gün tam da aynı saatte vefat etmiş.Okuduğumda şok oldum.Aynı şekilde hasta ama idare eder durumda diyebileceğim bizim için de ani bir ölüm.

    Başınız sağolsun.

    öykücü

    YanıtlaSil
  15. Hem okudum hem agladim..basiniz saolsun...nurlarda yatsin insallah...

    YanıtlaSil
  16. Başınız sağolsun, allah geride kalanlara sabır versin...

    YanıtlaSil
  17. ne kadar sade ve güzel bir sekilde vedalasmissiniz dedeniz ile... Bana hayati ogreten beni sevip sarip pamuklara saran annanemi ve daha sonra babannemi hep onlardan uzakda yurtdisindayken kaybettim. Once aciyi kabullenmek istemedim, ve bencillikle ben daha cok ani biriktirmek istiyorum diye kadere kustum agladim, ama sonra onlarin melek olup sonsuzluga yürüdüklerini kabul ettim. Ama yine bu kadar güzel icimi döküp vedalasamamisim anladim, yüreginize saglik... Basiniz sagolsun

    YanıtlaSil

Labels