Mart Ayı ve Instagram

Çarşamba, Nisan 01, 2015

Bu ay nasıl geçti derseniz çalışmadığım her an uyuyarak derim. Üstümde bir bahar yorgunluğu var, bir de sürekli akşam geç saatlere kadar çalışınca uyku ritmim de bir tuhaf oldu.


Bu sene üniformasız çalışıyorum ve bu durumdan hiç memnun değilim, mümkün olduğunca pratik giyinmeye çalışıyorum.


Bu kıyafeti hastalar çok sevmişti renkli diye:)


Botlarla geçirilen son günler...


Dünya'nın en rahat pabucu New Balance benim için. 



Evde bahar dalları ama açmadılar ne yazık ki.


Cumartesi cumartesi de çalışmak artık alıştığım bir durum oldu.


Kahvaltı, kitap, güneş. Kusursuz sabah.


Hiç unutmam hiç unutmam hiç unutmam, çünkü hiç unutmam Mayacığımı. Ilk göz ağrım.



Ama bu şapşal da çok sevgi dolu, çok ponçik. Gece koltuk altıma sokulup kıvrılıp uyuyor, arada uyanıp yüzümü yalıyor:) Çoğu sabah patileri yanağımda, suratı da burnumun dibinde uyanıyorum. Kuzum.


Pancar salatası oley! Bahçede bir kez de olsa oturabildim bu ay. Hadi havalar ısınsın!


İş yerinde bahçemizde küçük bir çiftlik var, hava güzelse hastalarla bir turluyoruz.


Bu kitabı blogu takip eden çok tatlı birinden hediye olarak aldım. Seveceğimi düşünmüş, ki başlayınca haklı olduğunu gördüm.


Umudcuk çiftliğe gitti kuzeninin doğumgününde. Ineklere binmiş, traktör sürmüş!


Çalışmadığım nadir cumartesilerden biri! Nefis.


Boş ajanda istiyorum. Daha bir de evle ve kişisel işlerimle ilgili listem var.


Işe yemeğimi yanımda götürüyorum. Biraz tipi bozulmuş ama tadı güzeldi.


Litrelerce çay kahve içtim bu fincanda. Göründüğünden çok daha büyük, tek seferde yarım litre doldurabilmek çok güzel.

Nisan da yoğun geçecek benim için, artık biraz güneş ve bahçe istiyorum özellikle şu an dılarda deli gibi dolu yağarken. Pfff.

Sevgiler.









You Might Also Like

5 yorum

  1. new balance'ın yeri bambaşka <3

    YanıtlaSil
  2. Plog isterim de isterim. Daha çok post yap pliiiiz😩😊😘

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, içtenlikle bir şey sormak istiyorum. Ben Hollanda'ya taşınıyorum yakında. İyi bir üniversiteden mezunum, lisanlar biliyorum,yaşım genç, yenilikler konusunda bir korkum yok. Fakat ailem İstanbul'da ve annemle aram çok iyidir. Onları bırakmak, zor anlarında yanında olamamak bana çok ağır gelecek sanki. Bu his geçiyor mu hiç acaba? İnsan nasıl hissediyor kendini uzakta? Bu konuya dair hislerinizi çok merak ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın gözümden kaçmış sorunuz, o his azalsa da geçmiyor. Özellikle biri hastaysa, öldüyse, düğün vs bir durum varsa tüm sevdikleriniz birleştiği ve siz her seferinde ha deyince gidemediğiniz için tabi üzülüyorsunuz.

      Sil
  4. Tugba'cım yaptığın güzel yemeklerin tarifini de versen arada keşke. Tugba'cım diye de hemen cıvıdım ama :)

    YanıtlaSil

Labels