Sonbahar Tatili

Perşembe, Ekim 30, 2014

Umud'un gecen hafta okulu tatildi. Tam böyle bıkkınlık gelmişken, Umud yorulmuşken bir haftalık ara çok güzel oluyor. Hem onun için hem bizim için. Geçen hafta madem Umud evde onu mutlu edecek bir hafta olsun, tüm hafta boş boş geçmesin dedim. Her gün için birşey planlamaya çalıştım.


Tatil tiyatroya giderek başladı. Klaas Vaak adlı çocuk müzikaline gittik. Ben çok beğendim Umud çok şarkılı buldu ama hoşuna da gitti. Masal gibiydi. 



Klaas Vaak adlı bir elf çocuklara geceleri 'güzel rüya tozu' serpiyor ki rüyalarında hep mutluluk verici şeyler görebilsinler. Ta ki Klaas Vaak'ın yardımcısı işleri karıştırıp çocuklar kabuslar görmeye başlayana kadar. Sonrası olaylar olaylar...güzeldi özetle.


Ertesi gün baş başa sinemaya gidip Boxtrollers'ı izledik. Umud sinemaya gitmeyi çok seviyor, her seferinde mutlu oluyor. E böyle olunca ben de mutlu oluyorum tabi. Hava da tam gri ve kapalı sonbahar havasıydı ki böyle havalarda sinemaya gidilmeyecek de ne zaman gidilecek?


Bir sonraki gün bizim şehrin ormanına gittik. Ormanda yürüyüş yapmak için Eylül  ve Ekim gibisi yok. Kızarıp dökülen yaprakların görüntüsü ve basınca çıkan çıtırtının verdiği mutluluk yeter.



İşte bu kıpkızıl yapraklara ba-yı-lı-yo-rum!


Perşembe de yeşil ördek ya da kermit kılığında Arnhem'e gittik, burada biraz hile  yaptım kabul. Arnhem'e Primark açıldı ve ben derhal gitmek istiyordum. Çok uzun sürmedikten sonra Umud da benimle alışveriş yapmayı seviyor.


Sonuç olarak gittim, gördüm, aldım. Aşırı kalabalık olunca çok da oyalanmadan çıktık. Biraz şehirde turladık çünkü Umud çok seviyor bu kısmı:) anasına çekmiş.


Her bulduğu güzel köşede fotograf istemesi de kimin oğlu olduğunu gösteriyor :) çocuğu kendime benzettim.

Cuma tatilin son günüydü. O gün özel bir şey yapmadık, Umud babaannesine gidip biraz kuzeniyle vakit geçirdi, ben de dinlendim.

Güzel geçti bizim için, iyi geldi. Evde oturup dinlenmeye de ihtiyacım vardı ama böylesi aktif dinlenme de fena olmadı.

Daha iyisi 8 hafta sonraki noel tatiline.

Öpücükler

You Might Also Like

2 yorum

  1. Merhabalar,
    Yuzumde gulumsemeyle takip ediyorum blogunuzu, arada bakıyorum yeni post var mı diye, elinize sağlık.

    Ben size bir şey danışmak da istiyorum ayrıca. Şu an Communication - Marketing okuyorum İstanbul'da iyi bir üniversitede ve son sınıfım. Okuldan sonra Hollanda'da yaşayan (ne Türk ne Hollandalı) erkek arkadaşımla evleneceğiz ve oraya taşınacağım. O Deventer'da yani kucuk bir şehir. Ben bu arada Erasmusla yarım dönem geçirdim orada ve ülkeyi tanıma şansım da oldu. Şunu sormak istiyorum, cv'im kuvvetli, yabancı lisanlar biliyorum ve Hollandaca öğreniyorum. Ama iş hayatına yetecek Hollandaca'yı ne zamana öğrenirim ve böyle ufak bir şehirde marketing işi bulur muyum, bulsam da beni alırlar mı bilmiyorum. Siz orada çalışan biri olarak bu "çalışma piyasasından" bahseder misiniz acaba biraz? Her turlu oneriniz benim için hayati değer taşıyor. Ve sizin Hollandaca öğrenme ve hemşirelik yapacak kadar iyi bilme sürecinizi de dinlemeyi, ilham almayı çok çok isterim... Uzun oldu biraz ama inanın çok önemli bizim için... Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Merhaba öncelikle teşekkürler

    Deventer çok çok küçük değil bence iş bulmak için, ben çok daha küçük bir şehirde yaşıyorum. Marketing bence Hollanda'da revaçta olan bir meslek, çok az Hollandaca bilip İngilizce bu mesleği yürütenler var ama şu ara Hollanadada inanılmaz bir işsizlik ve ekonomik kriz var o yüzden biraz da şansınıza kalmış. Iki üniversite ve bir master la iş bulamayan arkadaslarım var mesela. O yüzden ne desem bilemedim, inşallah bulursunuz. Il hayatına yetecek hollandacayı öğrenmek verdiğiniz emeğe bağlı, benim hollandacam hala çok çok iyi değil ama yine de işim için yeterli. Ben ilk 2-3 yıl hiç uğraşmadım sonra işi ciddiye aldım. Bol bol okumak, dinlemek, izlemek kurstan çok daha faydalı inanin.
    Ben mesela kozmetik blogları okudum uzun zaman, Youtube'dan Hollandaca yemek tarifleri izledim. Başlangıçta ölümüne sıkıcıydı ama öğrenmeye başladıgımı farkettikçe hoşuma gitti.

    3 yıl bence ortalama dil öğrenme süresi. O üç yılda moraliniz bozulmazsa, özgüveniniz kırılmazsa ki benim çok kırıldı, gerisi kolaylıkla oluyor.

    Kolaylıklar dilerim

    YanıtlaSil

Labels