Maya

Cuma, Temmuz 25, 2014



Her şey iş yerinde kahve içerken iş arkadaşımın 'annemin kedisinin yavruları oldu, sarı olanı isteyen var mı, 8 haftalık?' diye sormasıyla başladı. 'Beeeeeeeennnnn!' diye atladım. Yıllardır en fazla 10 haftalık, erkek, sarman bir kedinin hayalini kuruyorum ama bir türlü bulamıyorum. Bulduklarım hep büyük, ya da başka renk vs. Hemen o gün arkadaşımın annesini arayıp, kediyi yarın alabilir miyim diye sordum. Aynı gün Umud ve eşimle çıkıp kedi için gerekli olabileceğine inandığımız oyuncak, yatak, seyahat çantası, iki boy tuvalet, kum, çeşit çeşit mamalar, kedi sütü, daha çok oyuncak, tarak, tırnak makası, tüy spreyi, karnında kurt olmasını önleyen ilaç vs. vs.  ne bulursak alıp eve döndük. Ertesi gün iş çıkışı kedişkomuzu -ayyyy sen yıllarca kociş, hamiş diyenlerle dalga geç, sonra kedişko yaz- almaya gittik.

Arkadaşımın annesinin çiftliği var. Atlar, köpekler, tavşanlar, kediler, tavuklar, ördekler arasında yürürken karşıdan minik, şirin, sarı, neşeli ve çok sevimli kedişkomuzun geldiğini gördüm. Koşup aaayyyyyy, oyyyy, oooiiii, ayayayayayyy diyerek kucağıma aldım. Teşekkür hediyelerimizi arkadaşımın annesine verip  üç çok heyecanlı insan, bir çok şirin kedi olarak hep birlikte evimize geri döndük.



Ilk günler birbirimize alışmaya çalışarak geçti. Tıpkı yeni bebek sahibi olmak gibi, ne yer, ne kadarla doyar, kaç saat uyur, ay ben nasıl tırnaklarını kesicem, tuvaletini yaptı mı, ahahhaha böyle küçük pati mi olur allasen diye diye geçti. Şimdi 4 haftadır bizimle, o bize ve eve, biz ona alıştık.



Maya bizimle yaşamaya başladığından beri çok çok daha mutlu biriyim. Kitap okumak, dizi izlemek gibi hobilerimi biraz ihmal ettim çünkü her boş vaktimde beyefendiyle oynamak, ona sarılmak, mıncırmak istiyorum. Eskiden böyle manyak hayvan sahiplerini pek de anlamazdım ama ev hayvanınızı çok sevince otomatik bir manyaklık geliyor insana. Herkese fotograflarını, videolarını gösterip ondan bahseden deli gibi bir insan oldum. Neyse ki arkadaşlarım hep kibar insanlar da nazik nazik dinliyorlar :p 



Mayalı poğaçam 11 haftalık oldu. Ilk aşısını yaptırdım, pasaportunu aldım. Tırnaklarını kesmeyi, kulaklarını temizlemeyi, tüylerini taramayı öğrendim, hala 1 kiloluk kedinin nasıl yarım kilo kaka yaptığını anlamaya çalışıyorum:) ama çok temiz kedişkom, ilk günden tuvaletini ve kumunu öğrendi. 



En sevdiği şeyler; bizim onu fareli oyuncagıyla oynatmamız, annesinin kucağında uyuklayıp boynunu ve göbüşünü kaşıtmak, evdeki çiçekleri koparıp toprakları her yere saçmak, kablo kemirmek, elimizi ısırmak ve geceleri ya bizim aramıza ya Umud'un yanına gidip yatmak. 



Iyi ki onu bulduk. Onu çok seviyoruz ve onunla çok mutluyuz. 

Ben işten gelince çok heyecanlanıp önce tüm odalarda hızlıca koşmasını, zıplamasını, sonra da üstüme atlamasını nasıl sevmem? Ya da yüzümü yalayarak uyandırmasını?

Kediler ve çocuklar..

Herkese tavsiye ederim.

En az bir kedi, bir çocuk.

Belki de ikişer ikişer, göreceğiz.


You Might Also Like

4 yorum

  1. Çok güzelmiş. Kablolara dikkat yalnız. Acı tırnak cilası sürerseniz o alışkanlıktan vazgeçirebilirsin. Öbür türlü Maya için de tehlikeli çünkü.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Ayyy cok heyecanli okudum. Her eve en az bir kedi konusunda cok haklisin. Instagram dan da Maya geldigi gunden itibaren fotoğraflarına bakip duruyorum. Sen hep yaz. Her yazinda da Maya bir yerlerde olsun :) Onu benim icin bolca mincir lütfen :)

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Labels