Son Okuduğum Kitaplar - 8

Perşembe, Şubat 20, 2014



Yazın aldığım, okumak için havaların soğumasını beklediğim, -çünkü Winter is Coming-, bitmesin diye ağırdan ala ala okuduğum Buz ve Ateşin Dansı serisinin beşinci kitabı Ejderhaların Dansı'nı bitirdim. Her zamanki gibi iki kitap halinde ve toplam 1000 sayfanın üstündeki kitapları okumak yine pek güzeldi. Georg Martin eminim bıraksalar bir 1000 sayfa daha yazardı. Adam kurguladığı dünyadan gerçekliğe dönmemiyor gibi hissediyorum bazen, kaldı Westeros'ta, yazdıkça yazıyor, detayları bizzat kendi yaşıyor. Son kitabı okumayanlar ya da sadece diziyi izleyenler için biraz ispiyon içerebilir, sonra vay ben bilmiyordum demeyin. 




Bu kitapta bir önceki kitap olan Kargaların Ziyafeti'nde yine George Martin'in coşup, dünya kadar yazıp da kitaba sığdıramadığı karakterleri okuyoruz. Tyrion, Jon Snow, Deanerys bu kitapta en çok yer kaplayan karakterler. Azıcık Cersei -ki bir önceki kitap neredeyse tamamen onun taht oyunları üstüneydi-, birazcık Bran, birazcık Arya da okuyoruz. Sansa kaldı hala dağın tepesinde, ondan ses yok. Mıymıntı. Ilk üç karakter kadar olmasa da dönek Theon'un bölümleri de epey yer kaplamış. Theon'un vasıtasıyla psikopatların şahı, gerçek bir kötü olan Ramsay Bolton'dan haber almış oluyoruz ki bu bölümler neredeyse en heyecanla okuduğum, en sevdiğim bölümler oldu. (Özellikle Ramsay'in mektubu, oyoyoyy!) Zaten Theon ve Jaime salt iyi ya da kötü olmamaları, hikaye ilerlerken yaşadıkları değişimler ve kendi içlerinde farklılılaşmalarıyla okuması en zevkli, karmaşık karakterler. Bu ikisinin çok iyi yazıldığını düşünüyorum. Jaime'nin Catelyn Stark'a tutsakken attığı 'çok fazla yemin var ve birini tutmaya çalışırken bir diğerini bozman gerekebiliyor' tiradını hatırlarsınız... Kingslayer lakabını nasıl aldığını, Deli Kral Aerys'i öldürmek zorunda kalışını çok etkileyici bir şekilde anlatmıştı. O sahneyi de dizide Nikolaj'cığım öyle bir oynadı ki birden hepimiz sempati duyduk yılların nefret edilesi Kral Katili'ne. Tabi düz adam Ned Stark dinlemeye bile tenezzül etmemiş bunları...


Malum Jon Snow çoğu kişinin favori karakteri. Küçük Emrah kaşları olsun, genç yaşta Lord Commander olup surda kariyer yapması olsun, öankıl bönjian deyişi olsun... Piç diye diye üzdüler hep çocuğu ama yine de yılmadan diyar halkı için çalışıyor karda kışta. Gerçi uzun süredir okurlar arasında Jon Snow'un babasının aslında Eddard Stark olmadığı konuşuluyor, bu seriyi okuyorsanız illa ki duymuşsunuzdur. Birincisi düz adam, onur abidesi, sadık Ned Stark'ın karısını aldatacak bir adam olmaması, ikincisi dizinin başından beri gözümüze gözümüze sokulan Lyanna Stark'ın 'bana söz ver Ned' sahnesi. Neye söz veriyor kadın bu adam? Söz ver deyip deyip ölüyorsun her flashback'te? Teorilere göre Lyanna ve Rheager Targaryen yasak aşkının meyvesi Jon Snow. Ned de kardeşi Lyanna'ya onu kendi çocuğu gibi büyüteceğinin sözünü veriyor. Jon'un bir Targaryen olduğunu kimsenin bilmemesi gerektiği için de Ned ömür boyu bu sırla yaşıyor. 

Bu kitapta Bran ve büvet ağacının gözünden geçmişe bir anlığına gidip dua eden Ned Stark'ın 'kardeş gibi büyümelerine izin ver' dediğini duyuyoruz.  Eğer Jon Ned'in piçiyse zaten kardeşler, neden 'gibi' deme ihtiyacı hissetsin? Bunun dışında bu kitapta bir de güya Ned Stark'ın one night stand'i denilen Leydi Ashara'nın doğan bebeğinin öldüğünü öğrendik, bu da küçük bir detay olsa da teorileri güçlendiriyor. Gerçi George Martin yine yapacagını yapıp hiç ummadık bir son yazdı Jon'a bu kitapta. Yine de ben bu kadar ince işlenmiş ve üstüne teoriler yazılan bir karakterin kesinlikle ölmeyecegini düşünüyorum. Jon'un Azor Ahai olarak geri dönüşü için gereken hamleyi yaptı bence yazar. Melisandre'nin 'vaadedilen prensi görmek için ateşlere bakıyorum ama gördüğüm sadece kar' demesi, Azor Ahai'nin de tıpkı Jon gibi hayatının aşkını öldürmek zorunda kalması filan bu teorileri güçlendiriyor. Tabi George Martin'e belli olmaz, bakarsın ikinci bir Ned Stark şoku yaşatır bize. Ya da üçüncü, malum Robb Stark... Neyse 'north remembers' deyip eski tanrılara havale edelim bu konuyu.

Yazdıkça yazasım geliyor ama abartmamak için kendimi tutacağım:) özetle bu kitapla birlikte serinin buz ve ateşinin Jon ve Deanerys olduğuna iyice emin oldum. Ejderhanın üç başı var deyip duruluyor malum; Jon, Deanerys ve ay meğerse o aslında ölmemmiiiiişşşşş diye sonradan önümüze sürülen kişiyle -bunu yazamam, yanlışlıkla okursanız çok fena olur- birlikte serinin Targaryenlerin hakları olan tahtı geri almasıyla bitmesi gerektiğini düşünüyorum. Tamam Starklar yine gönlümüzün derebeyi ama mıymıntı Sansa mı matbu Leydimiz olacak? Come oooonnn! Hadi Genç Kurt varken bir umudumuz vardı ama olmadı napalım? Bran desen dedelere karıştı, ondan da umut yok. 

O yüzden blood and fire bitchez!!

Seriyi okuyanlar bilmiyorum farkında mısınız ama yeni kitap 2016'dan önce çıkacak gibi görünmüyor? Hep birlikte dualarımızda George Martin için uzun ömür, sağlık, sıhhat dileyelim lütfen. Daha hemen hemen 3000 sayfa daha yazması lazım tüm seri için. 18 yıldır bu seriyi yazıyor ve daha bitiremedi! Yaşı oldu 66, bilemiyorum. 

Seriyi okumayanlar, siz de başlayın artık, sizin de başınız yansın.

Valar Morghulis der öperim.

You Might Also Like

3 yorum

  1. Valar dohaeris efendim! Ay nasil guzel yazmissin nasil! Jon hakkındaki efsaneyi okumamistim sok oldum ama coook mantikli. Gerçi George dur ne yapsa yeridir, Robert in oğlu çiksa sasirmamak gerekir. Sansa yi da bir gün sevebilecek miyiZ,hic sanmam ama... Ben de bir an önce kargalarin ziyafeti 2yi bitireyim ki spoilersiz rahatça bir cekistirelim kitapları ;)

    YanıtlaSil
  2. jaime lannister azor ahai diye bekliyorum ben gerçekten çok şaşırırdık diymi cercei kehaneti bunun en büyük kanıtı küçük kardeş tarafından öldürülüceksin diyen cadı bence beklenenin aksine cerceinin ölümü tyriondan değil jaimeden olucak

    YanıtlaSil
  3. Aslı ben kitaplar arası beklerken epey forum okuyorum seriyle ilgili ordan öğrenmiştim bu teoriyi de. Yazıyı beğenmene de sevindim:)

    Adsız ben de hiçbir zaman kehanette bahsedilen kardeşin tyrion olduguna inanmadım bence de jaime öldürecek cersei'yi, dediğin teoriyi hiç duymamıştım ve olursa hakikaten aşırı sürpriz olur.

    YanıtlaSil

Labels