Ocak Ayı ve instagram

Cuma, Ocak 31, 2014

Hollanda'da geçirdiğim en sıcak ocak ayıydı bu sanırım. Hava hep 7-8 derece civarındaydı, hiç kar yağmadı, yağmur birkaç kez çok hafif yağdı! Hiç ama hiç şikayetçi değilim, geçen yıllarda Aralık ve Ocak hep -15 derecelerde geçtiği için hediye gibi oldu bu ılık hava. Tabi sonradan coşup mayısta kar yağmayacagını varsayıyorum! Ben bu ay uzun zamandır görmezden geldiğim, çözmeyi ertelediğim birkaç şeyin çözülmesi için adım attım, insanlık için küçük ama benim için çok şahane bir adım oldu bu. Bakalım nasıl sonuçlanacak...



Yeni yıl gecesi! Biz yılbaşında dışarı çıkan bir aile değiliz açıkcası, o hengâmenin içinde çocukla perişan olmayı ben anlamsız buluyorum. Ama yine de yıla mutlu bir başlangıç yapmak için kendi aramızda da olsa güzel bir akşam geçirmek hoş oluyor. Üç kişi olduğumuz için basit bir rozbif yaptım ben fırında. Hollanda'da her yılbaşı akşamı oliebol adı verilen ve bizim lokma tatlısının daha büyüğü olarak tarif edebileceğim tatlıdan yemek adettir, aldık biz de. 



Öyle giyindik süslendik, mum ışığında yemek yedik ama gece 10'a doğru ay ufaktan pijamalarımızı giysek mi demeye başladık bile hahah:)


Bu sümbülü diktim bir hafta içinde hızlıca açtı, mis gibi koktu ama bir hafta içinde de soldu. Keşke biraz daha uzun dayanabilse çiçekler.


Sheinside alışverişim, bahsetmiştim geçenlerde.


E artık benim için bir klasik bu sahne. Battaniye, kitap, dizi, çay-kahve. Bir de Umud'la birlikte choclate cookie chips yapmıştık ve çok nefis olmuştu. Teslim etmem gereken ve 150 sayfa yazmış olmama rağmen henüz bitmeyerek bir canavara dönüşmüş, bağımsızlığını ilan etmiş portföyümü bitirebilirsem bu haftasonu yeniden bu kurabiyeden pişirmek istiyorum.


Ispanaklı kiş, tarifini yazmıştım:)


Eve bir karnabahar aldım, sanırım sonsuza kadar bizim evde yaşayacak kendisi. Bitirme çalışmalarının bir ayağı da bu salataydı. Tarifini kitchen24'ten alıp biraz değiştirdim.


Günlük dizi mesaim. Şimdi de bir sürü yeni bölüm birikti izlemek istediğim....ama...portföy, raporlar hofff... Tansiyonum çıkıyor düşündükçe!


Geceden sabah giyeceklerimi hazırlamak da birçok muhtesem özelliğimden biri :p


Şu fotograftaki arkadaş parfüm aldırdı kendine! Zara'ya gitmiştik birlikte, çocuk reyonunda gördü, kokladı ve yüzüme Wall-e gibi bakıp parfüm istediğini söyledi. Hergün kullanmasına izin vermeyeceğimi söyledim, sadece birinin doğumgünü oldugunda kullanacağına söz verdi de aldık. Zamane veledi!


Ertesi gün de bu minik adamın doğumgünüydü, Umudcuk da parfümünü kullanma fırsatı buldu:)


Bu fotograf da aynı günden, sevdim.


Eşimin de bu ay doğumgünüydü! Bence çok güzel hediyeler aldım, ilki bu Singleton viskiydi. Vermek için ertesi günü bekleyemedim ve Breaking Bad izlerken açtık bile.


Doğumgünü pastası olarak da bunu yaptırdım ve hem tadını hem görüntüsünü çok beğendim. Önce sadece eşimi playstation oynarken yaptıracaktım ama sonra Umud bozulur diye düşündüm:) pastanın görüntüsü çok gerçekçi oldu, benimkiler genelde böyle yaşıyor zaten. 


Son olarak evdeki birtakım adamlar yanlışlıkla bu tabağımı kırdı! 35 yaşına geldiği için yaşlılığına verip için bir şey demedim :p yalnız ertesi gün de yine Cath Kidston'dan çilek baskılı fincanımı da yere düşürüp kırmasaydı iyi olurdu. Zorla alışveriş yaptıracak insana, oysa bilirsiniz hiç adetim değildir.

Benim Ocak ayım böyle geçti, sizinki daha iyi geçmiştir umarım.

Güzel haftasonları dilerim.




















You Might Also Like

3 yorum

  1. Allah mutluluğunuzu daim etsin. çok tatlısınız :)

    YanıtlaSil
  2. [url=http://chasecounty.org]nettikasinot[/url] - nettikasinot - http://chasecounty.org

    YanıtlaSil

Labels