İzlediğim Yeni Diziler - 6

Cumartesi, Ocak 18, 2014

En son yazın yazmıştım sanırım yeni izlediğim dizileri, o zamandan bu yana pekçok yeni dizi izlemeye başladım. Eminim çok şaşırdınız :p Kısa kısa bahsedersem;



Öncelikle Breaking Bad!! Şimdiye dek defalarca tavsiye edilmesine rağmen bir türlü başlayamamıştım. Konusunu okurken 'kanser olduğunu öğrenen bir lise kimya öğretmeninin ailesine para bırakabilmek için meth üretmeye karar vermesi ve kendini uyuşturucu dünyasının içinde bulması üzerine bir dizi' cümlesi başlamak için yeterince itekleyici olmamıştı. Sonunda dizi izlemeyi sevmeyen kocamın bile ilgisini çektiği ve eve yeni aboneliğini aldığımız Netflix'te hali hazırda bulunduğu için izlemeye başladık. Her akşam iki bölüm izleyip yavaş yavaş ilerliyoruz. Bu ara dördüncü sezonun sonuna geldik, bir sezonumuz kaldı yani. Gerçekten övüldüğü gibi çok kaliteli bir dizi, aldığı tüm ödülleri hak ediyor, klişelerden uzak ve çok güzel. Bir de bu diziden sonra Jesse Pinkman karakterini canlandıran Aaron Paul da bir anda en sevdiğim aktörlerden biri oldu! Sayesinde önüme gelene 'Yo Biatch!' diye hitap edesim geliyor. Dünyada bizden başka izlemeyen kaldıysa ben de tavsiye ederim. 

Orange is the new black; tıpkı House of Cards gibi bir Netflix dizisi. Gerçek bir hikayeye ve kitaba dayanan bu dizi benim çok hoşuma gitti. Gençliğinde işlediği bir suç yüzünden on yıl sonra hapse girmek zorunda kalmış çıtkırıldım, kibar Piper'ın hapishanede başından geçen trajikomik olaylar ve o sert ortama göre mecbur kaldığı değişimi izliyoruz. Ikinci sezonu bu baharda yayınlanacak yanılmıyorsam.


Broadchurch, Ingilterenin küçük bir kasabası olan Broadchurch'te her şey sakin ve yolundayken 11 yaşında bir çocuğun cesedinin bulunması sonrasında yaşanan soruşturma ve olaylar üzerine bir dizi. Ingiltere'nin o gri, soğuk ve boğucu atmosferi dizinin havasına çok yakışmış. Izlerken ben de hikayenin kahramanları kadar iç sıkıntısı ve gerilim hissediyorum. Bir Bron/Broen olmasa da onun yokluğunda hafiften benzer şeyler hissettiren bir dizi bulmak güzel. Başrolünde de pek sevgili David Tennant oynuyor. Klasik İngiliz dizileri gibi bunun da ilk sezonu 8 bölümcük. Ikinci sezon Kasım sonu yani aylar sonra diye söyleniyor, göriciiiz.


Yine bir İngiliz dizisi daha, Call the Midwife. Yine tavsiye üzerine izledim ve çok sevdim. 50'ler Londrasında bir kilisenin himayesinde ebelik yapmaya başlayan genç bir kadın ve aynı kilisede çalışan diğer ebelerin hikayesi olan bu dizi gerçekten pek etkileyici, pek güzel, pek naif. Iki sezon yayınlandı ve üçüncü sezonun dönmesine bir şey kalmadı. Yalnız benim bildiğim kadarıyla sadece ilk sezonun Türkçe altyazısı var. Ilk sezon 6, ikinci sezon 8 bölüm.


The Originals malum Vampire Diaries'in spin-off'u. Tıpkı onun gibi izle unut, bir saat boyunca kafan dağılsın hiç değilse dizisi. Hatta bence mıymıntı Elena, sevimsiz Bonnie, çirkin Stefan olmadan daha güzel! Hatta Caroline da bu tarafa gelse diğerine bakmam bile.


Aslında Devious Maids izleyeli epey oldu. Eylül gibi izleyip çok sevmiştim yanılmıyorsam. Desperate Housewives'ın yapımcılarından ve 5 latin hizmetçi kadının başından geçenleri anlatıyor diye kısaca özetleyebilirim. Tıpkı Desperate Housewives gibi gizem, dram ve komedi bir arada. Ben çok sevdim ve heyecanla ikinci sezonu bekliyorum. Bence tam bir yaz dizisi. Cinsiyetçilik yapmış gibi olmayayım ama biraz da kadın dizisi sanki.


Son olarak bence 2013'ün en iyi dizisi olan Masters of Sex. 1960'larda seksin insan bedeni üzerindeki fizyolojik etkileri üzerine araştırma yapan buzzz gibi Dr. Masters ve asistanı Virgina'yı ben çok sevdim. O zamanın Amerikasında bu konular tabuyken ve konuşulması bile ayıp sayılırken inatla araştırmalarını sürdüren ikilinin birbirleriyle ve aileleriyle olan ilişkisini izlemek çok keyifli. Senaryo, kostümler, oyunculuklar...hepsi çok kaliteli ve izlenesi. Dizinin gerçek bir hikayeye ve gerçekte yaşamış insanlara dayanması onu daha da ilgi çekici yapıyor bence. Şimdi kitaplarda yazan seksolojiyi ilk olarak kim akıl edip araştırdı diye düşünmek hiç aklıma gelmemişti açıkcası! Israrla tavsiye ederim.

Bunlar harici Ravenswood, Atlantis, Sleepy Hollow, Mr Selfridge, Borgen gibi dizilere de bir göz attım ama hiçbiri izlemeye devam edecek kadar ilgimi çekmedi açıkcası.

Siz neler izliyorsunuz yenilerden? Tavsiyelere açığım.

Uyuşuk, miskin ve güzel bir pazar dilerim.






You Might Also Like

6 yorum

  1. Bones izlemiyor musun? Sen seversin diye düşünüyordum :) Ravenswood gittikçe güzelleşti, ben de bugün izleyeceğim. Bu aralar Blacklist'i öven çok fazla kişi var. 1-2 bölüm izledim, beğendim ama o kadar da bayılmadım. Yine de izlerim fırsat oldukça. Helix ve Intelligence var yenilerden merak ettiğim, daha izlemeye zamanım olmadı.

    YanıtlaSil
  2. Breaking Bad' e başladım ben de, övgülere yorumlara dayanamayarak şu an 1. sezonun 4. bölümündeyim biraz da yavaş gidiyorum ama sanki gitmiyor gibi. ileriki sezonlarda daha mı hareketli olur bilemedim azmettim devam edicem :)

    masters of sex yeni favorilerimden, dr. masters'ın egosu virginia'nın hırsı izlettiriyor resmen.

    Devious Maid ve Call the Midwife da ilgimi çekti :)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba! Öncelikle dizileri destekliyorum, süpersiniz. :) Fakat ben bir şey sormak istiyorum. Ben de yurtdışında yaşayacağım. Bebeğimiz olduğunda hem Türkçe, hem Fransızca (Fransa'ya gideceğiz) hem de okulda İngilizce görecek. Bu çocuk için kolay oluyor mu? Babamız da Türk değil bu arada, 4. bir dil de konuşularak öğrenebilir sanıyorum ama ilk zamanlar zor olacak gibi. Tecrübelerinizi bekliyorum.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba

    Birden fazla dil öğrenecek büyüten çocuklar hepsini de rahatlıkla öğreniyor merak etmeyin, sadece diğer çocuklara göre nispeten biraz geç konuşabiliyorlar, tam olarak dil farklılıklarını ayırt edene kadar konuşmayabiliyorlar ama bir konusunda da hepsini birden biliyor oluyorlar:) endişe etmeyin kolaylıkla öğrenir hepsini. Siz anadilinizde babası anadilinde iletişim kurarsanız fransızcayı da okulda öğrenir zaten. Biz oğlumuzla hiç Hollandaca konuşmadık türkçesi düzgün olsun diye, okula başlayınca birkaç ay içinde hemen öğrendi, şimdi hem Hollandaca hem Türkçe konuşuyoruz aramızda. Ama tabi o okulda öğrenirken biz de epey emek verdik, kitap okuduk, kitapları Hollandaca'dan Türk,eye Türkçe'den Hollandaca'ya çevirdik, gördüğümüz her şeyin hem Türkçesini hem Hollandacasını söyledik vs. Ama uzun sürmüyor o zorluk kısmı, şimdiden kolay gelsin.

    YanıtlaSil
  5. Marjocugum one's izlemiyorum çok fazla birikmiş bölüm var diye. İntellligence'in reytingleri çok kötü, büyük ihtimal ikinci sezon onayı alamaz siye bulaşmadım ben :)

    Merve evet breaking bad özellikle ilk iki sezon yavaş ilerliyor, ileriki sezonlar daha tempolu ama hiçbir zaman bir aksiyon dizisi ayarında olmuyor, genelde yavaş bir dizi,

    YanıtlaSil
  6. Çok teşekkür ederim lisan ile ilgili cevabınız için. Konu insanın yavrucuğu olunca endişe ediyor ama gerçekten bilgileri sünger gibi emiyorlar küçük yaşta. Dilerim her şey hayal ettiğimiz gibi olur hepimiz için, sevgiler. :)

    YanıtlaSil

Labels