Umud Ali Iki Bucuk Yasinda

Perşembe, Mayıs 05, 2011

Benim sipacik kocaman oldu! Tam tamina iki bucuk yasina geldi. Neler oldu neler bitti anlatabilmek cok zor cunku bir gun icinde bile bunu unutmasam keske dedigim o kadar cok sey yapip soyluyor ki keske insan hafizasi cok guclu olsa da her birini hatirlayip aktarabilsem. Oncelikle bedensel becerilerinden bahsedecek olursam kendi basina merdivenleri rahatlikla "merak etme anne dikkat ediyorum, bak elimle tutuyorum kenardan" diyerek rahatca cikabiliyor. Inerken biraz daha temkinli, yaninda biri olsun istiyor. Kendi yemegini kendisi yiyebiliyor, kiyafetlerini bence cikrabiliyor ama usendiginden "ben daha minigim, cikaramiyorum cok zor sen cikar" diyerek bana kakaliyor.

Kendisine bebek muamelesi edilmesine feci kiziyor, hani severken "benim tatli bebegim" filan desem bile hemen yuzume ters ters bakip "ben bebek degilim, cocugum" diye cemkiriyor. Biz de onu kizdirmak istedigimizde "Umud daha bebekmis megerse" minvalinde seyler soyluyoruz hehe:) Kendisine nasil hitap edecegimize fena takmis durumda, mesela o gun bir lafa gicik olduysa yandik. Mesela birgun tatlim kelimesinden hoslanmamis nedense "Bana tatlim demeyin, cocugum deyiiieeen!!" diye bagirip durdu.

Bahcede kum oynamaya, minik havuzunda baliklarini, gemilerini yuzdurmeye, kendi bowling setinde (bongi aslinda o) bowling oynaya bayiliyor. Oyun oynarken arada gelip opup sarilip oyununa donuyor. Gelmisken de anneyi ozledim demeyi ihmal etmiyor.

Ayricaaaaa nihayet krese basladi. Aslinda kres demek cok dogru degil, sabahlari 2,5 saat gidip geldigi bir oyun grubu. Ben bu kres mevzusundan dolayi nasil gergindim nasil gergindim anlatamam, etraftan duyduklarim beni cok korkutmustu. Cok uslu uyumlu cocuklarin bile alisana kadar cok agladigini filan duymustum ki elimde olsa cocugu eve kapatip okula gondermeyecegim korkudan. Neyse gittik biraktik ve korktugumuz gibi olmadi. Tabi ilk yarim saat epey aglamis ortaliligi birbirine katmis asabi horoz ama sonradan sakinlesmis. Bir de kreste herkes hollandaca konustugundan Umud da henuz hollandaca bilmediginden sanirim anlasamadigi icin sinirlenmis. Biz evde hep turkce konusuyoruz, ben ana dilini iyi bilmeyen birinin yabanci bir dili iyi ogrenemeyecegini, ogrense bile ana dilin daha onemli oldugunu dusunuyorum. Ama cocuk iste bir sekilde anlasiyorlar, simdiden ki daha birkac haftadir haftada bir gun gidiyor, uc bes kelime hollandaca ogrenmis.

Tabi her sey her zaman gulluk gulistanlik gitmiyor. Iki yas bunlaimi eskisi kadar siddetli olmasa da ara ara kendini gosteriyor. Cocuk kismi insanin hassas noktasini cok iyi biliyor ve cani huysuzluk yapmak isterse nerden yakalayacagini hic sasmiyor. Mesela biz esimle yemege beraber oturma, yemek secmeme, evde ne varsa sikayet etmeden onu yeme konusuna dikkat ederiz. Ama sipacigin krizi tuttuysa acligindan olse de masaya gelip yemek yiyeyim demiyor. Baslarda kizma, rica etme, agzina zorla sokusturma, pesinden kosma gibi hatalar yaptik ama hicbiri ise yaramadi. En sonunda "amaan ne halin varsa gor, ac uyursun ama simdi yemezsen" deyip umursamadik ve ise yaradi! Biraz mirin kirin ettikten sonra pasa pasa geldi oturdu sandalyesine. Zaten benim cocuk buyuturken en begendigim ve randiman aldigim yontem ne halin varsa gor yontemi:) Her seferinde ise yariyor, ustune dusup titizlendikce isler zorlasiyor. Bence...

You Might Also Like

5 yorum

  1. Tam dil isini soracaktim anlatmissin.Fikrimiz ayni gerci benim durumumda evde turkce konusulmasi zor ama ben turkce iletisim kurmayi dusunuyorum.
    Burda bi cift ile tanistik ayni bizim gibi bayan Turk es Japon kadin igrenc japoncasiyla cocugu ile jpnca iletisim kurmus netice ne dedigi anlasilmayan bir anne ve cocuk.Ona havali geliyor bence tatillerde cocugu ile jpnca konusmak :) havasiz kaldik biz gordun mu :)
    ayy ne cok konustum doluymusum :)

    YanıtlaSil
  2. Serrose'cum acikcasi sen daha sanlisin, ben iki dilli cocuk yetistirirken annenin iyi konustugu dili babanin iyi konustugu dili kullanarak cocukla iletisim kurmasi gerektigini okudum cok kez. Biz basta esimin hep hollandaca konusmasi secenegini de dusunduk ama ana dili olmayan bi dilde cocuguyla iletisim kurmak istemedi, biz de hollandacayi okula biraktik. sen hep turkce esin hep japonca konusursaniz iki dili de super ogrenir diye dusunuyorum ben. Verdigin ornek hakkinda da senle ayni dusunuyorum:)

    YanıtlaSil
  3. Ay maaşallah ne çabuk geçiyor zaman, hep böyle diyorum biliyorum ama inanamıyorum minik adama bak sen yahu :)

    Dil becerisini arttırdığı için Umud Ali'nin bir enstrüman çalmasını destekleyebilirsiniz. Ben sinirbilimci olduğum için bizde müzisyenlerin beyin aktivitesinin dil yeteneklerini ne kadar arttırdığı, yeni dil öğrenme kapasitelerini ne kadar geliştirdiği her konferansta gösterilir neredeyse, 30 küsür yıllık çalışmalar var bu konu hakkında. Gerçi zaten çok küçük, şu anda beyni hepimizden daha fazla sinir hücresi içeriyor, 6 yaşına kadar bu hücreleri artıyor, zaten Hollandaca öğrenmesinde hiçbir problem olmayacaktır. Tabii yine de siz bilirsiniz ama müziğe ilgisi varsa destekleyin bence :)

    YanıtlaSil
  4. Marjocum cok cabuk geciyor zaman cidden, ben de inanamiyorum. Tavsiyen icin cok tesekkur ederim, bir bilim insaninin tavsiyelerine her zaman ihtiyacim var:) Enstruman calmaya ilginc bi sekilde cok merakli zaten Umud, babasi baglama ve cembe caliyor, o da kucuklugunden beri her zaman eslik etmek istiyordu biz de gittik bir mandolin aldik minik, bir de org. Kesinlikle cok seviyor, simdilik profesyonel ders aldirmiyoruz kendi kendine oyalaniyor ama biraz daha buyuyunce onu da dusunuyoruz.

    YanıtlaSil
  5. İki dille büyüdüğünde ana dili ikisi de oluyor, öyle yaparsanız Hollanda dilini bizim İngilizce öğrendiğimiz gibi öğrenir ve çok zorluk çeker.. Türkçe'si etkilenir diye düşünmeyin, bu konuda yazılmış çok kitap var. Benim kuzenim Oslo'da 3 çocuk büyütüyor iki dilli sistemle.

    YanıtlaSil

Labels