5 Şubat 2016 Cuma

Ocak Favorileri

Dekorasyon:


Ilk olarak çok severek aldığım bu buffalo kafası iskeleti. I love vahşilik. Herkesin zevkine uymadığını biliyorum ama ben kendisiyle çok mutluyum.


Ikinci olarak da üst raftaki çerçeveler. Büyük olan House Doctor, sigara içen kaytan bıyıklı hipster ise Hk Living.

Çiçek:


Henüz ortalarda olmayan baharı hatırlatmasıyla bu güzel manolya dalları.


Yiyecek:


Ev yapımı steak mushroom, püre ve gril kabak. Çok kolay ve çok güzel kendim yaptım diye demiyorum.

Içki:


Talisker Skye Single Malt. Cardhu veya Singelton kadar 'kız viskisi' değil ama bir Jura gibi de sert değil. Tam kıvamında ve dumanlı. God bless iskocya!

Üst Baş:


Ilk olarak inanılmaz rahat olan yeni Nike Rosher pabuçlarım. Her duruma uyan, oldukça güzel bir sneaker. Çorapla yürüyormuşsunuz gibi de hafif.


Ikinci olarak da ev terliği diyerek hakaret etmek zorunda kaldığım Ugg ev terliklerim. Çooook rahat, çoook sıcak, çoook pofidik. Ugg botlardan çok nefret etsem de bunları çok sevdim. Evet ev terliği olmak için pahalılar ama şimdilik değdiğini düşünüyorum.

Kozmetik:


Benefit Bella Bamba allık. Soğuktan kızarmış gibi doğal bir renk vermesini seviyorum. Çok da kalıcı ama zaman içinde karton kutusunun yıpranması hoşuma gitmiyor. Biraz daha sağlam kutu isterdim bu fiyatta bir ürüne.

Film: 


Bu ay Southpaw, 45 years ve Spectre'ı izledim. Üçünü de kendi kategorisinde sevdim. Southpaw klasik Hollywood ama epey heyecanlı, dramatik ve üzücü. 45 years kadın erkek, yabancılaşma, statüko ve iliskiler üzerine epey etkileyici bir hikaye. Spectre çoğu kişinin hoşuna gitmemiş ama beni tatmin etti. James Bond filmlerinden zaten bir sanat filmi edası veya mesaj kaygısı beklemiyorum. Güzel arabalar, aksiyon, yakışıklı ve yenilmez Bond, heyecan, güzel Bond kızı.. Hepsi de vardı. Bir önceki film Skyfall'dan daha çok beğendim hatta.

Dizi:


Gözlerimden kalpler çıkarak, ara ara gözüm dolarak izlediğim finaliyle Downton Abbey... Ne güzeldi.

Işte bu aylık da bu kadar sevgili okur.

Sevgiler.



 


4 Şubat 2016 Perşembe

Plog: 04.02.2016


6'da uyanıp emekli olmama kaç yıl kaldığını düşünerek salona iniyorum, uykum var. ZzZ. (Evet 2016 wishlistte gelişmeler var, onun yazısı sonra geliyor).


Tükkanı açıyorum. Bugün iki adaş Hannie'lerle çalışıyorum. Ikisi de süper insanlar.


Güneş bizahmet doğunca daha iyi hissediyorum ama yatağımda olmayı tercih ederdim:)


İşim bitince eve gelip geç bir öğle yemeği yiyorum.


3'te Umud'u okuldan alıyorum. Okulun karşısındaki minnak kanaldaki ördekleri seviyoruz azıcık. Yanımızda ekmek olmamasına üzülüyoruz. (Siz bu kısmı eve gidene kadar ördekleri besleyemedi diye mızıldadı diye okuyun)


Saat 5 civarı duş alıp, giyinip çıkıyorum. Hemşirelerden birinin emekli olmasını kutlayacağız. Bizim bir hastanın torunun restoranını kiraladık. Önce resepsiyon ardından yemek.




Gülmek sağlıklıdır. E biz sağlıkçılar bol bol gülmesin de kim gülsün?


Basic ama lezzetli! Carpaccio, steak ve stroopwaffle ve dondurma. 


22.30'a kadar yanaklarımız agrıyana kadar gülüp, yiyip içiyoruz. Eve gelip makyajımı silip pijamalarımı giyiyorum.


Minik kuzum beni özlemiş. Popomdan ayrılmıyor. Bolca öpüp sarılıp doğru yatağıma gidiyorum. Yarın çift shift çalışacagım, party hard yani.

Çok detaylı olmadı ama umarım seversiniz bu plogu da :)

Öpücükler

1 Şubat 2016 Pazartesi

Ocak Ayı ve Instagram

Yeni hafta yeni ay, aferin böyle düzenli başlangıçları severim. Ocak nasıl geçti derseniz;


Kahve ve jenever içtim bol bol. Jenever Hollanda cini. Yeneeyfır gibi okunuyor:) Genelde shot halinde damak tadınıza göre soğuk ya da oda sıcaklığında içiliyor. Şişenin güzelliği <3


Film izledim elbet yine mümkün olduğunca.


Haarlem'e gittim!


2016 için istediklerim arasında buraya gitmek de vardı hatırlayanlar olursa. E gittim gördüm beklemeden. Gerçekten çok güzel bir şehir.



Sağda solda okuduğum 'Avrupa'nın en romantik şehirlerinden biri' tanımıma pek katılmadım. Belki Hollanda mimarisine aşina değilseniz öyle hissettirebilir ama bence çok daha romantik şehirler var Avrupa'da. Yine de oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Hava sıcakken bir kez daha gidilebilir ileride.


Canımın içi oğlum.


Bu da zara indiriminden aldığım diğer canımın içi:)


Tiramisu yaptım!


Hay Lup mumluk aldığımdan beri evdeki en sevdiğim şeylerden biri hala!


Favori ojelerimden; Nyc - Full metal jacket.


Pencere önü kahvesi.


Utrecht'e iş görüşmesi için gitmiştim. Utrecht bence hep güzel.


Maya bebekken. Gerçi hep bebek kaldı kuzum. Hala ara ara 'Meğerse Maya ölmemiş' temalı rüyalar görüyorum.


O bir klasik! Havuçlu cevizli.


Eve bahar dalları aldım. Resimler de pek yakışıklı bence.


Kahrolsun öğleden sonra viski açtıran bağzı şeyler!

Şubat bakalım neler getirecek.

Sevgiler.


28 Ocak 2016 Perşembe

Bitirdiklerim - 29


Çöp üretmeye hızla devam ediyordum:(

Syoss keratinli şampuan ve saç kremi: Kocaman şişelerini seviyorum, pıt diye bitmiyor. Fiyat performans açısından tatmin edici ama elbet mucize yaratmıyor. Temizleyip yumuşatıyor, güzel.

Syoss Curl Control köpük: Tüm market şampuanlarının aynı olması gibi tüm market köpükleri de aynı bence. Fena değildi bu da. 

Hema el kremi: Retro görünümlü kabı çok hoşuma gittiği için almıştım, Performansı da gayet başarılıydı.

Catrice Photo Finish fondöten: Geç buldum erken kaybettim:( Çok güzel bir fondötendi ama ne yazık ki üretimden kaldırıldı.

Garnier Pure Active scrub: Yüz temizleme jeli ve peeling arası bu ürünü duşta kullandım ama pek de sevmedim. Çok etkili değildi, yeniden almam.

The Body Shop Coconut Beautfying oil: Çok amaçlı ürünleri genelde sevmem, böyle nerene sürersen sür olmaz. Bana spesifik olsunlar. Sonra nereme süreceğimi bilemiyorum, kalıyor öylece bir kenarda.

Dove mini deodorant: Çantamda genelde böyle mini boy deo taşımayı seviyorum. Bu da gayet güzeldi.

26 Ocak 2016 Salı

Bugün Ne Yedim?

Nerdeyse bir yıl önce yemek günlüğü tutmuşum. Bugün yine canım istedi.


Sabah canım pekbir şey istemiyor. Etimek tarzı bir kraker üstüne tereyagı ve hagelslag, yanında da çay.


Ara öğün bir muz. Muz da hiç sevdiğim bir meyve değil ama neyse.


Öğlen epey açım. Meksika kahvaltısı Huevos Rancheros yapıp iki tane yiyorum. Meksika mutfağı en sevdiğim mutfak olabilir.


Ardından bir fincan kahve.


Yanında da iki tane oreo.


Akşam yemeği ise acti-fry'da karışık kızartma. Bol bol da yogurt.


Akşam da bir fincan rooibos çayı. 

Şimdiden sonra muhtemelen bir fincan daha rooibos içerim, canım çekerse de belki pirinç krakeri falan yerim. 

Bunlar harici de bol bol su tabi ki.

Iyi geceler!




25 Ocak 2016 Pazartesi

2016 Home Wishlist

Merhaba!

Bilenler bile geçen yılbaşında ev için bir wishlist yapmıştım. Hemen görselle hatırlayalım.


Bu yıl için de elbette gözüme güzel gelen pek çok şey var. Ne yapayım ben de eve düşkünüm. Geçen yıl yaptıgım listeden eames sandalyeler ve Design Letters fincanlar hariç herşeyi aldım. Eames sandalyaler çok görüldü diye onlardan vazgeçtim. Fincanları hala istiyorum.

Bu yılın istekleri şu şekilde; 

Bakalım bakalım:


Önce azıcık lüks istekler, bunları muhtemelen alamam ama olsun hayal etmek serbest :) ilk olarak ormandan hemen çıkıp eve gelmiş gibi duran, masif, kalın ve bence çok güzel olan Piet Klerkx masa. Fiyat etiketi düşündürücü. Sandalye sorunsalım La forma vita metal sandalyelerle devam ediyor. Bu ara bunları beğeniyorum. Ben alana kadar bunlardan da sıkılır mıyım bilmem. Woood dolap. Bizim mutfak aşırı küçük oldugu için ekstra saklama alanı lazım, bu dolaplar 'köylü dolabı' diye biliniyor Hollanda'da. Siyahını büyük ihtimal yakında alacagım. 



O kadar güzel masanın üstünde İKEA lamba mı kalsın? Hk Living bu endüstriyel lambayı benim için üretmiş olabilir. Sarex porselen saksı, buruşturulmuş kağıt görüntüsüyle çok hoşuma gitti. Içine güzel bir kaktüs veya succulent yakışmaz mı sizce de? Son olarak da stoermetaal.nl'in inşaat lambasını istiyorum. 

Bakalım bunlardan herhangi biri bizim eve  gelecek mi? 

Sevgiler.