1 Temmuz 2015 Çarşamba

Plog: 30.06.2015

Uzun zamandır plog yapmayınca nasıl yapıldığını unuttum sanırım biraz ama bugün yeniden kendimi ısıtmak istedim.


Gün 7.30'da bu bebeyi uyandırmakla başladı. Artık Bibi umud'la uyuyor ne yazık ki ve ben bu durumdan hiç memnun değilim:(


Ardından Umudcuğu okula bırakıp eve dönüyorum. Grup 4'e geçiyor bu bebe bu yıl bitince. Türkiye'deki ilkokul iki gibi düşünün ama burada sistem farklı biraz.


Eve dönünce biraz ön bahçeyi temizliyorum. Ot yolmak bitmez tükenmez çilem yaz aylarında. Güller güzel açtı ama.


Dün kaktüs almıştım kendime hediye, bugün ona güzel bi saksı uyduruyorum. Şu aşamadan sonra niyetim evi süpürmek ama çok aşırı uykum var!


Bir bardak süt içip bir dilim de labneli ekmek yiyip koltuğa yarım saat uyumak üzere kıvrılıyorum. 3 saat uyuyup uyanıyorum. Ups.


Uyanınca bir fincan kahve bir dilim de böğürtlenl reçelli ekmekle bahçede güneşleniyorum. Hava 28 derece, Biber de ayağımın ucunda uyuyor. Daha ne olsun.


Sonra beyefendi elbette oyun oynamak istiyor! 


Yaşasın ısırmalı oyunlar! Mini mini dişlerini yediğim!


Sonra nihayet temizlik zamanı. Önce her yeri havalandırıp süpürüyorum. Sonra toz alma ve silme. Yaşasın temiz evler!


Ardından hızlıca duş alıp paçoz ve mutlu bir şekilde ikeaya gidiyorum. Bir takım ıvır zıvırlar almam gerenk.


Ardından eve gelip birkaç saat uzanıyorum, kalkınca bahçede Haris alexiou + hoegarden eşliğinde oturmaca.


23 sularında da cilt bakımı ve kapanış.

Iyi geceleeer.

29 Haziran 2015 Pazartesi

Bitirdiklerim - 25

Ne demek Şubat'tan beri bitenler yazısı yazmadım? Boş kutuları biriktirdiğim poşetin dolup taşmasından belliydi zaten. Tamamını yazarken ömrüm tükenir diye düşünüp ikiye böldüm yazıyı. Diğer kısım da paşa gönlüm çatınca artık.


Burada saç ve vücut bakım ürünlerini yazmak istedim. Daha kolay olacağını ve kısa süreceğini düşündüm :)


Üç tane duş jeli bitirdim. Ilki Sanex; güzel kokulu duş ürünlerini sevsem de arada kokusuz, basit bir şey kullanma ihtiyacım da oluyor. Bu o amaca hizmetle alınıp kullanıldı ama bence cildi fazla kurutuyor. Yeniden alacağımı sanmıyorum. Ikinci sırada taaaa geçen yaz İspanya'dan aldığım le petit marseillias'ın kırmızı olanı var. Geçen Türkiye'ye geldiğimde de aldım üç beş kutu duş jeli bu markadan. Kokuları ve yapılarını pek seviyorum bu markanın. Son olarak Fa yogurt+hindistancevizli duş jeli; aşırı vasattı  bence. Ne kokusundan ne de yapısından etkiledim.


Devamında Andrelon boyalı saçlar serisinden yüzmilyonuncu şampuan ve saç kremimle, kıvırcık saçlar için olan sprey ve köpüğünü bitirdim. Benim düzenli aldığım, ahım şahım olmamakla birlikte işini düzgün yapan ürünler.


1+1 kampanya vardı ve denemediğim bir şampuan olmasına şaşırarak almıştım herbal essences boyalı saçlar için olan seriyi. Saçımı yumuşacık yapıyordu ama boyamı yeterince korumadıgınu düşünüyorum.


Son olarak Loreal Elvive -siz türkler nasıl diyor? elseve?- serisinin şampuanı ve saç kremi ve Studio Line serisinden dalgalı saçlar için köpük. Şampuan ve krem bence vasattı. Saçımı yeterince yumuşak hissettirmedi ve boyamı korumadı. Köpük ise önceden de bahsettiğim gibi şimdiye dek en severek kullandığım saç köpüğü oldu.

Sevgiler ve öpücükler 

17 Haziran 2015 Çarşamba

Nijmegen vol.2

Geçen yıl bu şehre ilk geldiğimde annem burayı çok sever diye düşünmüştüm. Bu yıl annemle gelmek kısmet oldu. 


Benim boş oldugum bir gün trene atlayıp gittik annemle. Haftaiçi olduğu için sakindi de. Önce annem tabi ki primark'a koştu. Ucuz ucuz bir sürü güzel şey aldık beraber.


Sonra şehir merkezini dolaştık ki Nijmegen benim de çok bildiğim bir şehir değil. Yine de küçük bir şehir oldugundan yürüyerek her yeri gördük.


Ardından mutlaka annem görsün istediğim Kronenburgerpark'a geldik. Şehrin ortasındaki bu muhteşem park geçen yılki kadar hoşuma gitti yine. Güneşlenenler, koşanlar, köpeğini gezdirenler, çocuklarıyla oyun oynayanlar, oturup kitap okuyanlar... Şehir merkezinde böyle bir park olması o kadar güzel ki. Insan hiçbir şey yapmayıp diğer insanlara baksa bile huzur buluyor. 


Annim<3



Boş vakitleri avm'lerde harcamaktansa doğayla iç içe olmak her zaman çok daha güzel bence. 

Yeşile sarılalım bol bol.

14 Haziran 2015 Pazar

Den Haag

Anneme yaptığımız Hollandamızı tanıyalım turunun bugünkü ayağı bize göre Den Haag size göre Lahey onlara göre The Hague idi. Ben zaten milyor defa gittiğim bu şehri severim ve bilirim, çok farklı bir aktivite olmadı ama maksat annem görsün.


Typical dutch. Süslü bisiklet, kanal, haziranda ceket ve şal:)


Annim. Arkadaki meclis binası.


Meclisin iç bahçesi. Eskiden saraymış yanlış bilmiyorsam. Gralıça lütfedip vermiş  işte çeşitli milletvekili ekmegini çıkarsın diye.


Lahey zati malum devlet şehri... Büyük elçilikler, meclis, mahkemeler vs. Yine de eski binaları, multi kültürel yapısı, kalabalıklığı ile de bir yandan sıcacık. Lafın gelişi sıcacık, totomuz dondu yine.


İçimde eski yapılarla dolu, taş döşeli dar sokaklara bitmez tükenmez bir sevgi var.


Den haag merkezi iyice dolaşıp bitirdikten sonra da Scheveningen'e gittik. Scheviningen buraya bağlı bir sahil beldesi. Her türlü plaj, şezlong, kumsal vs olsa da küçük bir detay eksik; güneş yok! Gerçi güneş olan üç beş günde de adım atacak yer olmuyor.


Bugün de çok rüzgarlıydı, o yüzden uzun kalmadık. Bir de burasıyla ilgili bir hikaye var: ikinci dünya savaşında kimin Hollandalı kimin Alman olduğunu anlamak için buranın adını söyletip telaffuzuna göre kimliğini belirlerlermiş. 

Öyle işte, yine güzel bir gündü ama pazartesi is coming. Kahrolsun 5.40'ta uyanmaklar der güzel haftalar dilerim.

Sevgiler.

12 Haziran 2015 Cuma

Rotterdam

Malum iki haftadır annem bizde ve boş oldugum hergün onu başka bir yere götürmeye çalışıyorum. Sevdiğim yerleri hep görsün. Bugün de rotterdam'a gittik. Rotterdam Hollanda'da en az sevdiğim şehir olsa da bugün biraz turist işi bir tur yaptık ve hep güzel yerlerini gezdik.


Önce yeni limana gidip Erasmus köprüsünü gördük. 


Aynı yerde bulunan Wereldmuseum'u gezdik. Binanın güzelliği <3


Çıkınca şu Bentley'i gördüm. Oyh.




Ardından Umud'la yat beğendik kendimize, o beyaz ben lacivert isteyince mütabık olup alamadık. :p


Cool kido <3




Liman manzarasının tadını çıkardık, hava çok sıcak ama griydi bi tuhaf...


Ardından rotterdam'a  her geldiğimizde yaptığımız gibi witte de withstraat'ta sürinam restoranımıza gittik. Annemin de roti ve sürinam usülü tavuk çorbasını denemesini istedim. Annem de beğendi ama bizim kadar hastası olmadı. Biz her geldiğimizde soluk almadan saniyeler içinde yiyoruz.



Daha sonra önce Markthal'a gittik ki ben öyle kapalı alan sevmem ama içinde satılan aşırı çekici yiyecekler sağolsun kalbimi çaldı. Markthal'dan çıkıp meşhur küp evlere yürüdük. Eski popülaritesi kalmasa da yine de gelenler bir görmeli tabi.



Küp evlerden çıkıp eski limana yürüdük. Eski liman eski olan pekçok yer gibi çok güzel. Huzur dolu, bakmaya doyamıyor insan.


Eski limandaki kafelerden birine oturup dinlendik, sonra da evimizin yolunu tuttuk.

Böyle güzel günler hiç bitmesin.

2 Haziran 2015 Salı

Mayıs Ayı ve İnstagram

Mayıs ayı hem çok kötü hem güzel bir aydı. Bir cenaze bir de düğün yaşadım, bu sebeplerle de iki kez Türkiye'ye gittim. Keşke sadece düğün için gidebilseydim. 


Saçlarımı değiştirdim. Daha kısa ve daha açık renk oldular. Sonucu ben beğendim.


Anneler gününde bizim oğlanlar beni çok şımarttılar. Yatakta kahvaltı, bir demet gül, hediye olarak da bir saatlik masaj için hediye çeki. Henüz gidemedim gerçi masajıma..


Oğluşum, bebekciğim.


Pazar akşamı çalışmaklar. Pff.


Gülüşünü yediğim.


Baharın geldiğini sadece bahçedeki ağacın çiçeklenmesinden anladım, haa hala 13-14 derecelerde maalesef.


Kedilerin bakımıyla ilgili bir kitap ödünç aldı kütüphaneden. Şunu şöyle yapmalıyız, bunu böyle yapmalıyız diye epey konferans dinledim.


Gece bir göç yaşanmış, ipini koparan gelmiş yine.


Güzel sardunyalarım.


Kıvırcıklar elime mum diksin.


Bu oğlan ufaktan dışarı çıkmaya ve başka kedilerle arkadas olmaya başladı, havalara bak düdükteki.


Istanbul yolcuları kalmasın.


Düğün <3 ne güzeldi.


Annem geldi Hollanda'ya. Şimdilik sadece üşüyor ama doğum gününde hep beraber yemeğe çıktık, o gün çekmiştik bunu.


Sizi bi de tek alayım dedi fotoğrafçı, ay yok almayın derken çekti bile.


Huysuz ama seviyorum bebemi.


Beyimi beklerken tepeden moda olayına girdim. Superga<3


Annemle yürüyüşe çıkmıştık. Babam bu fotografı görünce kızım geldiğinde bi avm'ye götüreyim seni dedi heheh.


Ayyyylardır açmayan orkidem açtı, artık neyi doğru yaptım bilmiyorum. İlgilenmemek işe yaradı sanırım.


Yine bir gün doymuştuk.


İstanbul fotograflarına bakarak hala keyfini çıkarabiliyorum. Yeniden gitmek istiyorum.

Haziran buzzzz gibi başladı, hadi düzelsin de güzel bir şeyler yapalım!