18 Ocak 2015 Pazar

Haftanın Menüsü - 4

Bu seferki haftanın menüsünü yazarken bir değişiklik yapıp kahvaltılarımı paylaşmaya karar verdim. Ben kahvaltı etmeden nerdeyse hiçbir zaman evden çıkmam. Ne kadar erken çıkmam gerekirse gereksin illa ki bir şeyler yerim. Kahvaltıyı atlarsam hemen başım döner, elim ayağım titrer vs.


Pazartesi: Yoğurt-müsli-armut-muz-bal ve latte. Sabahın 6'sında yapabileceğimin en iyisi bu. Hem beni epey tok tutuyor.



Salı: Muzlu-nutellalı tost, çay. Tost deyince akla hemen peynirli sucuklu tostlar gelse de nutellalı ve muzlu tost da benim favori kahvaltılarımdan biri. Yapmak çok basit, fotograftaki gibi nutella sürdüğüm tost ekmeklerine muz dilimliyorum, pişirme kağıdına sarıp tost makinesinde pişiriyorum. Akşamdan hazırlayıp buzdolabına atıp sabah sadece pişirdiğim de oluyor vaktim azsa. Deneyin!


Çarşamba evden geç çıkacağım için törkiş brekfıst. Haşlanmış yumurtalı, peynirli, kızarmış ekmekli. Oyh.


Perşembe: Pirinç krakeri üstüne fıstık ezmesi, muz dilimleri ve tarçın. Yanına da zencefilli çay. Gece kalkıp atıştırdığım için bu sabah için bunlar yetiyor. Normalde bunları atıştırmalık olarak gün içinde yerim. Üçümüz de seviyoruz.


Cuma: Yumurtalı ekmek, kaşar, reçel ve kahve. Yumurtalı ekmek çoooook seviyorum. Aşırı çok. Bazen yumurtaya süt, tarçın ve azıcık şeker ekleyip tatlı yumurtalı ekmek yapıyorum. Bazen bugün olduğu gibi tuz ve karabiberle. 


Cumartesi: Tava tostu. Bence en güzel tostlar tost makinesinde değil de tavada yapılıyor. Tost makinesinde ekmek eziliyor mesela illa. Tavayı en kısık ateşe koyup tostu üstüne koyup arada çevirerek ağır ağır pişiriyorum. Ekmek aynı sobada kızartılmış gibi oluyor. Nar gibi kızarınca da üstüne tereyağı. Mmmm.


Pazar evde kahvaltı ama fotograf çekmeyi unuttum:) temsili eski bir pazar kahvaltısı ekliyorum.

İşte bu haftanın kahvaltıları benim için böyleydi. Siz ne yediniz?


11 Ocak 2015 Pazar

Haftanın Menüsü - 3

Merhaba!

İşte bir menü yazısı daha.


Pazartesi: Kuskus salatası ve kızarmış tavuk kalça. Evin beyi bu yemeği aşırı çok beğendi onu da ekleyeyim. Kuskus salatasının içinde kuru üzüm, beyaz beynir, kırmızı biber, salatalık, haşlanmış nohut var. Sos olarak da zeytinyağı, limon suyu, nar ekşisi, kuru dereotu, karabiber, tuz ve azıcık tarçın kullandım.


Salı: Kıymalı ve patatesli karnabahar yemeği. Karnabahar bizim evde hiçbir zaman çok sevilen bir sebze olmadı ama bu hali epey seviliyor. Umud biraz burun kıvırıyor ama olsun.


Çarşamba: Bugün çooook tembel işi yemek yapıyorum. Hazır baharatlı bir paket patatesi pişiriyorum. Yanına bir parça morina balığı kızartıyorum (aynı tavada). Biraz da brokoli ekleyip üstüne hollandaise sos  gezdiriyorum oldu bitti.


Perşembe: Yine çok basit ama hem gözü hem mideyi güzelce doyuran bir tabaktı bence bu. Patatesleri baharatlayıp zeytinyagına bulayıp yarısına kadar çizgi çizgi kesip fırına attım. O pişerken tavuk göğüslerini de baharatladım (köri,zerdeçal,sarımsak,azıcık soya,kimyon ve karabiber) patateslerin yanına yerleştirdim. Ben tavukları hazırlarken patatesler biraz pişmişti. Sonra da küçük bir tavada soğan, sarımsak ve kırmızı biberi zeytinyağında azıcık çevirip sarımsaklı Philedelphia peynirle karıştırıp portobello mantarlarına doldurdum. Üstüne çam fıstığı serpip fırındaki tavuk ve patateslerin arasına yerleştirdim. 20-25 dakika sonra hepsi güzelce pişmişti. Fırında yemek yapmayı çok seviyorum.


Cuma: Spagetti Bolonez. Ha gayret kolesterolden gideceğiz. Ama yani şimdi kış günü makarnasız olmuyor. Biraz da etoborluğuma çare bulsam. Bu devirde böyle aç aslan gibi değil de otçul beslenmek gerekiyor.


Cumartesi: Bezelye ve pilav. Hiç değilse bugün sebze yiyoruz. Bezelye benim ennn sevdiğim yeşil sebzelerden biri ama Umud sadece tanelerini yiyor. Napalım artık.


Pazar: Sebzeli ve kaju fıstıklı noodle. Evde kalma gitme sebzeleri büyük büyük doğrayıp, sarımsak ve taze zencefille aromalandırdığım yağda azıcık çeviriyorum. Üstüne biraz soya, biraz oester sosu...noodle ile karıştırıp üstüne de biraz lime suyu gezdiriyorum oldu bitti. Isteyen de tabağına kaju fıstığı ekliyor. Kolay ve güzel.

Sizin menü nasıldı ya da haftaya nasıl olacak?

8 Ocak 2015 Perşembe

Aussie Saç Bakım Ürünleri


Merhaba

Bir süredir saçlarım için Aussie kullanıyorum. Benim saç tipim kırılmaya ve elektriklenmeye müsait, boyalı ve dalgalı. Aradığım özellikler; dalgalarımı düzgün belirginleştirmesi, boyamı akıtmaması ve saçımı yumuşacık bırakması. Şampuan, saç kremi ve saç maskesi için Aussie'nin colour mate serisini, köpük için de curl define serisinin köpüğünü kullanıyorum. 


Şampuan oldukça güzel kokuyor, hafif ve biraz tropik gibi. Tek seferde iyi temizliyor ve saçımı çok yıkadığım halde kesinlikle boyamı akıtmıyor. Bu özellikte şampuan arayanlara tavsiye ederim.

Saç kremi benim ihtiyacıma göre biraz hafif ne yazık ki. Eğer saçlarınız kuru değilse sevebilirsiniz. Ben yeniden almayacağım. 

3 minute miracle sanırım Aussie'nin en popüler ürünü. Saçımı yıkadıktan sonra bir avuç elime döküp dipler hariç yediriyorum ve 3-4 dakika bekliyorum. Artık o 3-4 dakikada ne yapacağınız sise kalmış. Diş fırçalamak, ayaklara peeling yapmak,banyo fayanslarını ciflemek sunabileceğim alternatifler :p sonuç yumuşacık saçlar! Gerçekten övgüleri hakeden, işini iyi yapan bir ürün.

Son olarak köpük....ne yazık ki çok vasat. Dalgalı saçlar serisinden olmasına rağmen dalgalarımı çok sönük ve dağınık gösteriyor, birkaç saat sonra da hiçbir şey sürmemişim gibi saçma bir hal alıyor saçım. Gerçi ben başka bir markada mükemmel köpüğü buldum sonunda. Bunu yeniden almam.

İşte böyle. Özetle şampuan ve maske yeniden alabileceğim ürünler olurken, saç kremi ve köpük beni tatmin etmiyor.

Herkese sevgiler.

7 Ocak 2015 Çarşamba

Dudak Bakım Ürünlerim


Özellikle kış aylarında çok kuruyan dudaklarım var. Yazları çok fazla böyle bir ihtiyaç hissetmesem de şu aralar evin her yerinde, çantalarımda çeşitli lipbalmlar geziyor. Hepsini toparlamaya çalışınca ortaya bu görüntü çıktı.


Maybelline baby lips ve Rimmel keep calmlipbalmlar en yeni aldıklarım sanırım. Baby lipsler Hollanda'da satılmaya başlayınca hemen koşup aldım çünkü yabancı bloglarda hep görüyordum. Abartıldığı kadar çok beğenmedim ama kesinlikle kötü de değil. Bende sadece bu pembe olanı var, belki diğer versiyonları daha güzeldir denemek lazım. Hafif ve soğuk, mavi alt tonlu bir pembe renk veriyor. Şeffaf ve ıslak görünen bir görünüm veriyor. Rimmel keep calm balm epey yeni çıktı. Şimdilik burada 3 rengi satılıyor. Ben koyu pembe olanı aldım ve bayıldım! Bir kere çok iyi nemlendiriyor ve tam benim sevdiğim gibi opak, doğal ve çok belirgin bir böğürtlen veriyor. Diğer renklerine de bakacağım.


Nyc appelicous 353, 351, 356 lipbalsam. Aaahhhh en sondaki kırmızı olan ennnn enn enn sevdiğim lipbalm. Sadece fotoğrafta göründüğü kadar kaldı ve nedense nyc standında göremedim. Üretimden kalktıysa üzülürüm. Çok iyi nemlendiriyor ve verdiği kırmızı ve doğal renge bayılıyorum. Ilk ikisi de iyi ama onların renklerine özel bir düşkünlüğüm yok.


Burt's Bees narlı ve ballı lipbalmlar. Orijinal naneli gibi olan da bende var ama onu fotograf çekerken unutmuşum. Genelde grip olduğumda, burnum tıkalıyken onu sürmeyi seviyorum. Ferah ferah hissettiriyor. Bu ikisi de gayet güzel, çok iyi nemlendiriyor ve dudakları gerçekten tedavi ediyor. Çoğu lipbalm sadece sürdüğünüz anda işe yararken bunlar dudakları o onarıyor. Narlı olan diğerlerine göre bir tık daha geride, çok hafif renk veriyor ama diğerleri kadar onarıcı değil. Biterse ballı ve orijinal olanı yeniden alırım. Organik ve doğal yaglarla dolu olup, hayvanlar üzerinde test yapmaması da büyük artı.


Eos lipbalmlar. Eos'u bilmeyen yoktur sanırım. Tüm dünyada oldukça 'hip' olan bu minik toplar bence yapılan tüm övgüleri hakediyor. Renk veya parlaklık vermiyor. Erkeklerin kullanmasına da bence çok uygun bu yüzden. Çok çok iyi nemlendiriyor ve o nem uzun süre kalıyor.

Yukardan başlayıp sayarsam passionfruit, medicated, summer fruit, honeysuckle, lemon drop, strawberry sorbet. Hepsi 95% organik 100% de doğal.


İki organik lipbalm daha. Audrey organics vanilya ve ballı lipbalm ve NOW narlı lipbalm. Ikisini de iherb'ten almıştım. Çok iyiler, eos gibi yogun ve mat yapıdalar ve ne yazık ki bitmek üzere ikisi de. Eğer iherb'ten başka bir sipariş verirsem yine alabilirim.


The body shop'tan da epey lipbalmım varmış. En üstteki birkaç yıl önce noel koleksiyonundan aldığım vanilyalı lipbalm. Ne yazık ki dudakta beyaz bir renk bırakıyor, güzel koksa da onarıcı değil. Stick formda olan narlı born lippy. En alttakiler eski born lippy'ler. Kaplarının değişip stick forma geçmesi iyi oldu, parmakla sürmek hiç hijyenik değil. Born lippy'ler çok güzel kokuyor, hafif ve güzel renk veriyor ve kullanması epey eğlenceli. Orta sıra tbs lip butter'lar. Bende mangolu ve hindistancevizlisi var. Hindistan cevizli olan da dudağı ne yazık ki bembeyaz yapıyor ama mangolu olan güzel. Yine de kesinlikle favorim değiller.


Bunlar da karışık drugstore lipbalmları. Blistex, essence, vaseline, labello ve nivea. Hemen herkes denemiştir bunları, üzerine anlatacak çok bir şey yok. Çok işe yaradıklarını söyleyemem. Sürdükten sonraki yarım saat sadece belki.


Son olarak Lush bubblegum dudak peelingi ve Yves Rocher müsli ve ballı balsam. Lush güzel ama oldukça gereksiz bir ürün. Şekerle ya da diş fırçasıyla da hafifçe dudakları ovalayarak aynı etki alınıyor. Heveslenip aldım ama kullanmıyorum. Öyle bir kenarda kurudu gitti. Bitenler kutusuna, ordan da çöpe gidiyor. Yves Rocher olan güzel olsa da çok akıcı ve etkisiz. Ben çok akıcı lipbalm sevmiyorum, burts bees ya da eos gibi yogun ve sert yapıda olanlar hoşuma gidiyor. 

İşte bu kadar.  Önerilere açığım sevdiğiniz başka dudak bakım ürünleri varsa. 

Sevgiler

3 Ocak 2015 Cumartesi

Aralık Favorileri

Merhaba

Aralık ayında en çok bunları sevdim ben! 

Dekorasyon:


Hema bardak! Evet bildiğin cam, sade, normal, ucuz bir bardak. Şimdi üzerinize afiyet bizim evde tabak çanak epey bol. Yine üzerinize afiyet birazcık da bu konuda para harcamayı severim. Amaaaa bu tanesi 80 cente satılan Hema bardağı aldığımdan beri hep kahvemi bununla içtim. Nesini sevdiğimi bilmiyorum. Basitliğini, el yakmayan kalın camını belki. Pekçok boyu satılıyor, diğer boylarından da alacağım. Hepsini istiyorum hepsini!! Çıkıcam üstüne vurucam kırbacı! Hem böyle içindeki de görününce ve ben fotograftaki gibi üç katlı düzgün bir latte yapabilmişsem evdeki oğlanları 'bakın bakın aiiyyy kahvem nasıl güzel oldu bakıığn' diye darlamayı da ayrı seviyorum.

Yemek:


Wasa kraker üstü sarımsaklı krem peynir. Hollandaca yazıyor olsam bu noktada büyük harflerle LEKKER diye yapıştırırdım. Hani böyle canınız bir şey ister, ne istediğini bilemezsiniz, gidip gidip dolabı açarsınız filan. İşte bu ara öyle anlarımda hep bunlardan yedim ben. Zaten tuzlu>tatlı benim için.

İçki:


Kakuleli cin tonik. Ozan tarif etmişti bunu bana. Ona da bi arkadaşı yapmış. Sonra Deniz'in evinde içip sevmiştim. Şimdi kendim de evde bu şekilde hazırlıyorum. Lime suyu, cin, tonik, iki ince dilim salatalık ve kakule. Emeyzin! Ayrıca bardağım <3 bazen fotograftaki gibi mandalina suyuyla da yapıyorum, öyle de leziz.

Kozmetik:


Catrice Photo Finish fondöten: Böyle muhteşem bir fondöten olamaz. Sürünce sanki kendi cildiniz zaten muhteşemmiş, hiçbir şey sürmemişsiniz, uykunuzu almışsınız gibi bir görünüm veriyor. Çok çok çok beğendim ve yeni almama rağmen hergün kullanmak suretiyle de epey azalttım.

Üst Baş:


H&M leopar coat:

Oğlanlar nefret etse de incecik bir bluzla bile sıcacık tutan leopar ceketimi çok seviyorum. Hafif kalça altında biten boyuyla bel, kalça ne var ne yok ısıtıyor. Valla konkenci teyzelere benzediysem de hiç umrum değil. Üşüyorum!

Kitap: Rezil bir şekilde bu ara bir şey okumuyorum. Okuduğum mesleki kitaplar sayılır mı? 

Müzik

Johnny Cash - Hurt

Zaten çok sevdiğim bu şarkıya her kış ayrı bir düşkünlüğüm oluyor. Özellikle laptop arkasında sıkıntıdan patlayarak yazman gerekenler oldugunda kulaklığımla yüksek sesle dinlemeyi seviyorum. Içimizdeki ergenler <3

Film


İnterstellar. Christopher Nolan heyecanla takip ettiğimiz bir yönetmen zaten. Koştuk gittik ve yine çok beğendik. 

Dizi



Homeland 4. sezon. Malum kişi diziden çıktıktan sonra nasıl olur, hala sever miyim diyordum ama eskisinden bile muhteşem bir sezonla döndü Homeland. Tüm sezonu tırnaklarımı kemirerek izledim. Muhteşem bir dizi hala!

İşte böyle. Ocak sonunda da benzer bir liste gelecek.

Sevgiler.

2 Ocak 2015 Cuma

Plog: 02.01.2015

Selaaaam

2015'in ilk plogu işte burada. Bugünden çok umudum yok ama neyse.


Saat 10.30 Umudcuğum daha yeni uyanıyor, yaşasın tatil!! Aşağı iniyoruz ve ben bir kahve içiyorum o da portakal suyu. Henüz kahvaltı yapmayı canımız istemiyor.


Kahvemi içince farkediyorum ki evde ekmek yok. E bi markete gideyim ben madem. Biberciğim de pencerede karşılıyor beni.


Dün akşam çamaşır makinesi bozuldu gggrrr! Çamaşır makinem olmadan ben bir hiçim. Filtresini temizledik (bu aşamada insan hayattan soğuyor) bu sabah da hg'nin bu temzileyicisini kullandım düzelsin diye. Bir şey tıkandıysa açıyor bu. Aslında düzenli kullansam iyi ama unutuyorum. Hızımı alamayıp ya da korkudan bulaşık makinesine de kullanıyorum. Inşallah düzelir du bakalım.


Sonra evi xmas-free hale getiriyorum. Yetti bu kadar ışık, süs höf.


Sonra Mumut beyle giyinip dışarı çıkıyoruz. Babaanneye hediye alacağız. Bir de ipadim şarj olmuyor, o da bozuldu diye korkmuştum ama neyse ki şarj aleti bozulmuş, yenisini alacağım.



Kaynannemle canlı yayın alışveriş. Hangisini beğendiyse onu alıcam sonuçta.


Acıktık. Pis yağlarda pişmiş pis patates kızartması. Olur öyle arada. Bir de Umud'un tişörtü çok şeker di mi:) yeni yıl hediyesi olarak aldığım şeylerden biriydi. O da sevdi neyse ki.


Annem gönderdi bu fotografı. Annem sokaktaki kedilere bakıyor. Bu favorisi! Annemle birlikte bakkala gitmiş yanından yürüyerek hihi.


Mango ve Zara'da indirimler başladı. Bu hırkayı Mango'dan, boyfriend jean'i de Zara'dan aldım. Ikisini de pek beğendim valla. Birkaç şey daha aldım, olmazsa bi alışveriş postu yaparım?


İşim bitince kayınvalidemle buluşup hediyesini ve yanında eşantiyon olarak da Umud'u veriyorum. Sonra eve gidip bisikletimi ve aldıklarımı bırakıyorum. Eşim de gelince kaynana dinlenme tesislerine gidiyoruz çünkü yemek yapasım yok.


Tavuk, pilav, makarna salatası üstüne şekerpare.


Sonra kalkıp kurutma makinemize uzun bir havalandırma borusu almaya çıkıyoruz, elimizdeki de iş görüyor ama uzun daha rahat olacak. O sırada da benim 2015 wishlistimdeki bazı maddeler için azıcık saha araştırması yapıyorum.


Eve dönünce çamaşır makinesini bi kontrol ediyorum. Yess işlemler işe yaramış, sorunsuz çalışıyor. Dağ gibi birikmiş çamaşıra girişebilirim o zaman.


Gerginim epey bugün aslında. O yüzden sağa sola çatmadan erkenden yatağıma gitmek istiyorum. Bugünlerde favori çayım bu karamelize armutlu çay. Tatlı ve iç ısıtıcı, oldukça güzel. Bir fincan alıyorum kendime. Akşam için hedefim litrelerce çay içip, kitap-dizi vs oyalanıp kendimi sakinleştirmek.


Bir de kokulu mum patlatayım o zaman! Yankee candle - Clean Cotton adıyla müsemma yeni yıkanmış mis gibi çamaşır kokuyor. Böyle temiz temiz, ferah ferah. Evde akşama kadar temizlik yapılmış gibi!

İşte böyle. Sıkıcı bir gündü ya da ben bugün sıkıcıydım, bilmiyorum. Herkese güzel haftasonları dilerim.

1 Ocak 2015 Perşembe

Aralık Ayı ve instagram


Bazen sadece haftasonları için yaşıyoruz gibi hissediyorum. Çok güzel bi haftasonunun ardından nefret mi nefret bir pazartesi.


Maya hep aklımda, artık onu gülümseyerek hatırlıyorum dediğim bir akşam birden geliveren çok özleme ve çok ağlama krizi. Neden öldü?


Den haag'a gittik ailecek, biraz dolaşıp Omniversum'da film izledik. Film demek doğru mu bilmem, panaromik şekilde 4 boyutlu gösterilen bir su altı belgeselimsisiydi. Sevdik. Fotograftaki kedicik Umud'un halasının. Çok yaşlandı artık ve bize pek pas vermiyor.


I love misafirlik! I love Frida.

Yemek yemek çok ciddi bir iştir! Bizim evde tartışmalar en çok açken çıkıyor :p açken biz biz değiliz! Amsterdam - Pasta Factory benim gibi İtalyan yemekleri sevenlere tavsiye edilir. Ben köfteli spagettisini seviyorum. Muntplein 7 numara adresi.


Şu arkadaş dudağımı ısırıp kanattı, love hurts.


Umud'u okula bıraktıktan sonra yatağıma dönebildiğim günleri çok seviyorum. Yaşasın sabah evde olmaklar.


Fotoğraftaki Biber'i bulunuz. Kırk kere dağıttı o süsleri, kedili evi pavyona çevirmek bizim neyimize?!


Elimi çekersem uyanıyor, sevgi dolu minik ponçiğim benim. Senin anninle uyumanı yerim.


Evlatcığım kurbağa stili yüzmeyi öğrendi a dostlar! Daha epey uzuuun süre kursa gitmesi gerekiyor diploma alması için ama çabuk öğreniyor tü tü tü.


Pazar miskini şirin Biberiko ve anasının bir bölümü.


Öpe öpe bitirdik heyvanı. Yorgun düştü yavrucak.


Meraklı tonti! Kahveyi de bilmeyiver Bibi!


Deli çocugum. Güneş yok ama güneş gözlüğü olmazsa olmaz.


Bir akşam Umud'u babaannesine bırakıp dışarı çıktık. Daha çok yapmalıyız diye de sözleştik, bakalım.


Şu an bitmek üzere olsa da çok şükür noel tatili başladı. Geç yatıp geç kalkmak ve öylece boş boş evde oturmak ne güzel!


Yazık hiç su veren yok tabi çocuğa.


O kadar evde oturmak bizi baydı, Umud'la Utrecht'e gidiyoruz.


Öğle yemeğinde bir pizzayı bölüşüyoruz.


Koca popoluuuuu Biiiibeeer!


Bugün gidelim yarın gidelim diye diye sinemada kaçırdığımız Kış Uykusu'nu nihayet izledik. Hala favorim Bir Zamanlar Anadolu'da olsa da bu filmi de çok beğendim. Nuri Bilge Ceylan'la aynı dili konuşmaktan gurur duyuyorum.


Uzuuun kış gecelerine dayanabilme ekipmanı.


Sıcak şarap hazırlığı. 


Şu köpüğe burnumu daldırasım geliyor ara ara.


Azıcık kar yağdı da Umud mutluluktan delireyazdı. Ben çok kar düşkünü değilimdir. İçerde oldugum sürece seviyorum.


Umud bahçede oynarken Biber kışkançlıktan çatladı. Pencerelere tırmanmalar, bagırmalar. Umud içeri girince rahatladı.

Tatil güzel de çocuk oyalamak diye bir şey de var. Hemen sıkılıyor yoksa. O günkü plan sinemaya gidip Pinguins of Madagascar'ı izlemek.


Öpücük seansı. Garibim perişan oluyor öpülmekten ama öyle tatlı ki!


Denemek istediğimiz bir dünya restoranı vardı. Oraya gittik üçümüz. Güzel bi akşamdı. 


Umudcuğum da sevdi. Uslu da durdu aferin ona.


Yılbaşı akşamı için son dakika entari arayışı.


Of benim bu çılgın gece hayatımı ne yapacağız böyle bilmiyorum :p


Nihayet yılbaşı! Ailecek yemek yiyeceğiz ve hediyelerle birbirimizi şımartacagız.


Kaynanne doyma tesisleri!


Bu ilk tur: çiğ köfte, tavuk dolma, meksika salatası, patlıcan salatası, humus, haydari, islim kebabı. Sonrasında da başka salatalar, sarma-dolma ve tatlı turuyla devam ettim. Herkesin sevdiği içkilerimiz de vardı. Bey viski, kaynannem meyveli şarap, ben prosecco, kayınbabam ve damat to be rakı, görümceler bira içti. Yanında da bolca çerez, meyve ve kayınvalidemin içini ceviz ve bademle doldurduğu kuru meyveler. Ay yaşasın yemek yemek!  


Oğluşcuğum elmasıyla oldukça sağlıklı takılıyor :)


Tok ve mutlu. Göbeğimi içeri çektim itiraf ediyorum.


Bey.

2015 herkese şans, sağlık ve mutluluk getirsin inşallah. Belki takvim değişikliğinden bir şeyler ummak çok saçma ama yeni başlangıçlar ve yeni motivasyonlar için ben seviyorum yeni yılı. Geçen yıllarda epey uzun listeler yapardım ne istiyorum bu yıl diye ama bu sene yapmadım. Yine de kafamda bir şeyler var. Mesela ehliyet almak istiyorum. Dünyada ehliyeti olmayan tek yetişkin ben kaldım sanırım. Artık ertelemeyecegim. Havalar biraz ısınınca haftada bir yüzmeye gitmek istiyorum. Bugünden tezi yok evde yeniden egzersiz yapmaya dönmek istiyorum. Ağır bir iş yaptıgım için  sırtımı çok sık sakatlıyorum, biraz kas yapmam lazım. Eskiden düzgün spor yapardım ama hamsting sonrası yapamadım. Yeniden başlayacağım inşallah. Tabi ki en çok başta çocuğumun, ailemin sağlıklı ve mutlu olmasını diliyorum. 

Herkese çocuğuyla, ailesiyle mutlu ve sağlıklı yıllar.