28 Kasım 2016 Pazartesi

Kasım Ayı ve Instagram

Bu ay grip, depresyon, arada doğum günleri, bol bol açık hava şeklinde geçti. Kasım bitince kara kışın tam olarak geldiğini kabul etmek lazım sanırım. Aralık ayını oldu bitti sevmem. Gri, sisli, ağaçlar kel, karanlık. Peh. Aralık'ta epey fazla çalışıyorum, canım da istiyor açıkcası Kasım'da grip şu bu derken alıştığımdan fazla evde oturdum. Aralık sonunda da kısmetse birkaç günlük bir gezi planım var. Umarım bir aksilik çıkmaz. 

Onun harici karanlığa ve bunalıma biraz daha kolay dayanabilmek için evi ışıklandırıp noel ağacını kuracagım birkaç gün içinde. Sokağa çıkınca da noel ve yeni yılın geldiğini hissettirecek süsleri görmek güzel. 

Hadi başlayalım.


Bisiklet ve kanal. Hangi şehir sizce? Bildiniz tabi ki Kayseriiiii!


Hayır Amsterdam.


Güzel Amsterdam.


Lovers. Bu botlara manitanızla binip şaraplı yemekli kemanlı Amsterdam kanal turu yapabilirsiniz. Seks&drug memleketi olabiliriz ama romantizmde de fena değiliz!


Sevdiklerine sarılmak güzel şey!


Daydreaming. Türkçesi aklı beş karış havada olabilir mi?


Renkler. Rüya gibi.


Umud'cugum 8 yaşına girdi. Nice yıllara oğluşum.


Bir hafta sonra da benim doğumgünümdü. Bir aile fotografı çektik :)


Merhaba. Ben yine koyu saçlı oldum. Halkımız instagramda beğendi.


Ekip hala sarılıyor! 


Chicago fire. Pumpkin spice latte.


Dört gece nöbeti sonrası ev! Ay lav ev.


Bu ikea lambaları sevmiyorum. Değiştirmek lazım, bir tane beğendim ama çok pahalı. Hem uygun hem güzel bulursam alacagım. Bulamazsam o pahalı olana o parayı verecek psikolojiye gelince onu alacagım.


Bloomon! Hala aboneyim ve hala çok seviyorum. 


O zamanlar henüz grip olmamış mutlu mutlu gülüyordu.


Bir o yandan bakalım.


Bir de bu yandan. Evet alışmam lazım bu renge.


Hastalık sonrası biraz kendime gelince temizlik yaptım. Bütün ev mikroplu gibi geliyor bana hastalıktan çıkınca. 


Alışacağım alışacağım. Ara ara aynada bir irkilsem de sonucu sevdim. 


Giethoorn'dan bir ev. Yılan çıyan olur bence bilemiyorum.


Gemiler sensiz gitsin bırak.


Sabah serinliği gün ağarıyor 
Demir taş küf yosun 
Sen böyle gecenin ortasında 
olan bitenden habersiz 
Uyuyor musun?

27 Kasım 2016 Pazar

Bitirdiklerim - 36


Yine Dünya'daki plastik çöpüne epey katkı yapmış olmanın utancı içinde bu yazıyı yazıyorum. Keşke markalar şu ambalaj işinde biraz değişikliğe gitse, lush mesela iyi bir örnek. Neyse ben de bütün bunları geridönüşüm için plastik çöpüne atıyorum. Bu da bir şeydir.


Philosophy ürünlerini detaylıca anlatmıştım. Açıkcası hiçbiri hakkında fikrim değişmedi. Microdelivery exfoliating facial wash çok güzel bir günlük peeling idi. Ben çok memnun kaldım ama şimdilik yeniden almayı düşünmüyorum korres deneyecegim. Purity face wash ise kötü olmasa da beni çok etkilemedi. Biraz daha uygun fiyata aynı performansı hatta birkaç tık iyisini veren ürünler var. Take shelter ise çok iyi koruyan güzel bir güneş kremi olmasına rağmen yapısı bana göre biraz yaglıydı, gözeneklerimi doldurduğu için sevmedim. Kuru ciltlilerin seveceğini düşünüyorum.


Vaseline aloeveralı sprey vücut losyonu çok çok güzeldi ama sadece yaz ayları için. Sıkınca epey serin hissettiriyor vücutta, hafif yapısı sebebiyle de kolay emiliyor. Bunu ilk kez Yunanistan tatilimizde kullanmıştım. Geceleri bunaldıkça güneşten de yıpranmış cildime fıs fıs yapıyordum. Hem ferahlatıyor hem de nemlendiriyordu.

John Frieda serum. Ben bu serumun sarı renkte ısıya karsı da koruyanını kullanmıştım yıllar önce bayıla bayıla. Sonra onu kaldırdı John Frieda nedense, ben de gittim bunu aldım. Fena değildi ama yeniden alacagım kadar etkilenmedim. Benim dalgalı ve kuruya yakın ve ayrıca boyalı saçlarıma yetmedi. Sonradan gittim bir tık daha kuvvetli mor renkte olanı aldım. Abartılı elektriklenme sorununuz yoksa sevebilirsiniz.

Yves Rocher'in portakallı duş jeli. Yves Rocher'in bu duş jellerini seviyorum, portakallı olan da benim sevdiğim tarzda kokuyordu. Hafif enerji veren, fresh, sabah duşları için ideal. 

Catrice bb krem. Artık üretilmiyor bu, ben ve tüm dünya bb kremlerden bıktık. Kullandım bitirdim ama çok da bir numarası yoktu. 

Clinique pore minimiser. Bu ürün bir ara çok popülerdi hatırlarsınız, ben de o dönem aldım ama rutinime oturtamadım ve çok az kullandım. Uzun zamandır açık oldugu için de atıyorum. Ürünü tanımayanlar için nemlendirici üstüne sürülen ve gözeneklerinizi küçük gösteren bir çeşit baz bu. Oldukça da işe yarıyor.

EOS kırmızı. Eos ve Burt's Bees lipbalmlar benim en en sevdiklerim. Başka marka almıyorum artık hiç. Çoğu sadece anlık nemlendirip yaglı yaglı hissettiriyor.


Essence Multiaction ve Rock n Doll rimellerin ikisini de severek kullandım. Multiaction kirpikleri tel tel ayıran ve uzatan diğeri de dolgun gösteren rimellerdi. Ayrı ayrı da üst üste de kullandım ve her şekilde beğendim.

Guhl silver ve blond şampuanlar. Saçım sarı açık kumral arasıyken dönüşümlü olarak bu ikisini kullandım ve epey sevdim. Rengini oldukça parlatıp boyayı da koruyorlardı. Sarı veya kumral boyalı saçlıların şampuan rutinine şu mor renkteki silver şampuanlardan eklemelerini öneririm. Saçtaki o zamanla oluşan gold tonları dengeleyip daha küllü bir görünüm veriyor. 

Bu aylık da bu kadardı. Aralık sonu görürşürüz.

Sevgiler

Weekly Snaps - 32